Bu yıl 14- 25 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek olan 72. Cannes Film Festivali başladı. Pedro Almodóvar, Bong Joon Ho, Dardenne Kardeşler, Jim Jarmusch, Ken Loach gibi ustaların son filmleri festivalde Altın Palmiye için yarışacak.

Jim Jarmusch’un The Dead Don’t Die filmiyle açılacak olan festivalde toplamda 19 film yarışacak. Altın Palmiye için yarışacak filmler arasında ise; Pedro Almodóvar‘ın Pain and Glory, Dardenne Kardeşler’in Young Ahmed, Xavier Dolan’ın Matthias and Maxime, Terrence Malick’in A Hidden Life ve Ken Loach’un Sorry We Missed You yer alıyor.

Alejandro González Iñárritu‘nin jüri başkanlığını yapacağı festivalin dikkat çeken filmlerini sizler için seçtik.

 “Once Upon A Time In Hollywood”

1969 yazında Los Angeles’de geçen filmde, hit bir dizide oynamış bir erkek TV aktörünün film sektörüne girmeye çalışması anlatılıyor. Aktörün yakın arkadaşı, aynı zamanda da dublörü de aynı şeyi amaçlamaktadır. Sharon Tate’in ve dört arkadaşının Charles Manson’un müritleri tarafından korkunç cinayeti ise filmde geri plandaki hikayeyi oluşturuyor. Kadrosunda Leonardo DiCaprio, Brad Pitt, Margot Robbie, Al Pacino, Kurt Russell, Tim Roth ve Dakota Fanning gibi isimlerin yer aldığı filmin yönetmen koltuğunda  Quentin Tarantino bulunuyor.

“The Dead Don’t Die”

Jim Jarmusch’un yönetmenliğini üstlendiği komedi ve korku filmi “The Dead Don’t Die” filminin başrollerinde  Adam Driver, Chloë Sevigny, Tilda Swinton, Steve Buscemi, Austin Butler, Bill Murray, Selena Gomez, Rosie Perez, rap sanatçısı RZA, Caleb Landry Jones, Carol Kane, Tom Waits, Danny Glover ve Iggy Pop gibi isimler yer alıyor. Detayları henüz tam olarak bilinmeyen “The Dead Don’t Die” filmi aniden patlak veren bir zombi salgınını konu alıyor. Kasabanın yerel polisleri (Adam Driver ve Bill Murray) salgından etkilenmeye başlayan vatandaşları korumak için aksiyona atılmak zorunda kalıyor.

 “Mattias & Maxime”

Xavier Dolan‘ın yazıp yönettiği başrollerinde Xavier Dolan, Gabriel D’Almeida Freitas, Pier-Luc Funk, Antoine Pilon, Samuel Gauthier, Adib Alkhalidey, Catherine Brunet, Marilyn Castonguay, Micheline Bernard, Harris Dickinson ve Anne Dorval gibi isimlerin yer aldığı film,  Québec’te 20’li yaşlarının sonunda bir grup gencin yaşadıklarına odaklanacak.

“Parasite”

Bong Joon-ho‘nun yönetmenliğini üstlediği filmde Song Kang-ho, Lee Sun-kyun, Cho Yeo-jeong, Jang Hye-jin, Choi Woo-shik ve Park So-dam gibi oyuncular yer almaktadır. Film, her biri eşsiz karakterlere sahip dört kişilik bir ailenin yaşadıkları çalkantılı hayatını derinlemesine inceliyor.

 “A Hidden Life”

A Hidden Life, vicdani retçi olan ve trajik bir kadere maruz kalan Franz Jägerstätter gerçek hikayesini konu ediyor. Avusturyalı Franz Jägerstätter, II Dünya Savaşı’nda yaşananların ardından Naziler için savaşmayı reddeder ve bu yüzden de 1943 yılında idam edilir. Terrence Malick‘in yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği filmde, Franz Jägerstätter’e August Diehl hayat veriyor.

“Rocketman”

Rocketman, müzik sektörünün en önemli isimlerinden olan ve ölümsüz parçalara imza atan Elton John’un Royal Müzik Akademisi’nden bir dahi olarak çıkıp süperstarlık basamaklarını tırmanması ve söz yazarı Bernie Taupin ile olan işbirliği sürecini konu alıyor. Dexter Fletcher‘ın yönetmen koltuğunda oturduğu filmin başrolünü “Kingsman” serisiyle tanınan genç oyuncu Taron Egerton üstleniyor. Filmde Bernie Taupin’i BAFTA ödüllü Jamie Bell canlandırırken, Elton John’un sevgilisi ve menajeri John Reid rolünde ise Richard Madden bulunuyor. Elton John’un annesine Bryce Dallas Howard hayat veriyor.

“Little Joe”

Jessica Hausner‘ın yönettiği film, genetiği değiştirilmiş bir bitki üreten genç bir kadının hikayesini konu ediyor. Filmin başrollerinde  Emily Beecham, Ben Whishaw ve Kit Connor yer alıyor.

 “Frankie”

Ira Sachs‘ın yönetmen koltuğunda oturduğu ve Mauricio Zacharias ile birlikte senaryosunu kaleme aldığı dram türündeki filmin oyuncu kadrosunda Isabelle Huppert, Marisa Tomei, Greg Kinnear, Jérémie Renier gibi isimler yer aldığı film,  tarihi bir şehir olan Sintra’da, sıradan bir tatil gününde hayatlarının değişmesine neden olacak bir deneyim yaşayan bir ailenin hikayesini konu ediyor.

“Too Old To Die Young”

Nicholas Winding Refn imzalı orijianl Amazon yapımı Too old to Die Young, Los Angeles’ın yer altı dünyasındaki sıradan katillerin, şehrin samuraylarına dönüşmesinin hikayesini anlatıyor.  Miles Teller, Nell Tiger Free, John Hawkes filmin başrolündeler.

“The Lighthouse”

Robert Eggers‘ın yönettiği filmin başrollerinde Robert Pattinson ve William Dafoe yer alıyor. Fantastik korku türündeki The Lighthouse; 1890 yılında, Maine’de yaşayan bir deniz feneri bekçisinin başından geçen ilginç olayları konu alıyor.

 “Lux Æterna”

Başrollerini Charlotte Gainsbourg ve Béatrice Dalle‘nin üstlendiği filmin yönetmen koltuğunda Gaspar Noe yer alıyor.  İki aktris, Béatrice Dalle ve Charlotte Gainsbourg, bir film setinde cadılar hakkında hikâyeler anlatıyor, ama Lux Æterna sadece bundan ibaret değil. Noé’nin yeni filmi aynı zamanda sinema, film sevgisi ve setlerdeki sinir harpleri üzerine bir essay olarak karşımıza çıkacak.

 “Sorry We Missed You”

Sorry We Missed You, yaşanan mali krizle baş etmeye çalışan bir ailenin hikayesini konu ediyor. Yönetmenliğini Ken Loach‘un üstlendiği filmin başrollerinde  Kris Hitchen, Debbie Honeywood, Rhys Stone yer alıyor.

“Dolor y Glory”

Dolor y Gloria, yönetmen Salvador Mallo’nın geçmişten bugüne yaptığı seçimleri ve yaşamında iz bırakan olayları konu ediyor. Filmde, Mallo’nun çocukluğunu yaşadığı 60’lı yıllara, doğup çocukluğunu geçirdiği yerden ayrılıp ailesi ile birlikte Valencia’da bir köye göç etmesine, refah arayışına, 80’lerin Madrid’inde kalbinin hızla çarpmasına neden olan ilk aşkına, terapi aracı olan yazı ve sinema ile tanışmasına, kendisini tanımasına yol açan olaylara değiniliyor. Pedro Almodóvar‘ın yönettiği filmde Antonio Banderas, Asier Etxeandia, Leonardo Sbaraglia yer alıyor.

 “Diego Maradona”

Asif Kapadia‘nın çektiği belgeselde, efsanevi futbolcu Diego Maradona’nın hayat hikayesini konu ediyor. Belgeselde, Arjantinli futbolcunun özel hayatı ve futbol kariyerine odaklanılıyor. Maradona, 1980’lerde pek bir işlevi olmayan Napoli takımı için seçilir. Bu seçim, takım için önemli bir adımdır. Taraftarların sevgisini kazanmayı başaran Maradona, kısa sürede kariyerinde hızla ileler. Kariyerinin zirvesine ulaştığında ise o artık futbol tarihinin efsane isimlerinden biri haline gelir. Maradona’nın yoksullukla başlayan hayatı, futbolda zirveye ulaşması ve özel hayatındaki çalkantıların anlatıldığı belgeselde, daha önce hiçbir yerde gösterilmemiş arşiv görüntülerine yer veriliyor.

 “The Wild Goose Lake”

Çinli yönetmen Yi’nan Diao, suç ve drama türündeki yeni filmi The Wild Goose Lake’de tehlikeli bir çetenin liderini merkezine alıyor.

 “Oh Mercy!”

Fransız yönetmen Arnaud Desplechin, yeni filmi Oh Mercy’de festivalin bir diğer sevilen yüzü Léa Seydoux’la bir araya geliyor. Film, Fransa’nın kuzeyinde yaşayan bir polis şefinin, yaşlı bir kadının canice öldürüldüğü bir olayı aydınlatmaya çalışmasını anlatıyor.

 “Portrait of a Lady on Fire”

Tomboy” ve “Girlhood” gibi filmleriyle tanınan Céline Sciamma’nın yeni filmi “Portrait of a Lady on Fire” 1760 yılında izole bir adada geçiyor ve manastırdan yeni ayrılan Héloïse’in düğün portresini yapması için görevlendirilen Marianne’in hikayesini anlatıyor. Filmde Héloïse rolünü Adèle Haenel üstlenirken, Marianne’i son olarak Noémie Merlant canlandırıyor.