George-OrwellGeorge Orwell, yirminci yüzyılın ilk yarısında sıkça rastlanan bir İngiliz aydın tipinin özelliklerini taşıyordu. Gerçek adı Eric Arthur olan Orwell,  1903’te Hindistan’da doğmuştur. Soylu bir ortamda büyütülmüş, ailesiyle birlikte İngiltere’ye dönünce ülkenin seçkin eğitim kurumlarından biri olan Eton Collage’de okumuştu. Burada Cesur Yeni Dünya‘nın yazarı Aldous Huxley‘den ders görmüştü. Okul günlerinin ardından Hindistan’da müfettiş yardımcısı olmuştur. Bu dönemde İngilizlerin Burmalılar’ı zorla yönettiklerinin farkına vararak görevini bırakıp İngiltere’ye döner, BBC muhabirliği yapar. Hindistan’da yaşadığı suçluluğu Avrupa’da yoksul insanların arasına karışarak gidermeye çalışmış, işçiler ve dilenciler arasında yaşamış, bulaşıkçılık yapmıştır. Emperyalizme karşı tutumundaki değişikliğin bununla başladığı söylenebilir. Hindistan dönüşü kendini anarşist olarak görmüştür. Bir Fili Vurmak adlı kitabında sömürge memurlarının tavırlarını eleştirir. Burma Günleri kitabında ise ilk defa İngiliz sömürgeciliğinden bahseder. Onun en bilinen kitabı ise Bin Dokuz Yüz Seksen Dört‘tür. Modern dünyayı protesto eden bir kitaptır. İkinci Dünya Savaşı sonrası yazdığı Hayvan Çiftliği ise Stalin rejimine karşı bir taşlamadır.

1940’larda ”reel sosyalizm” eleştirisi olan Hayvan Çiftliği, dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. Hayvan Çiftliği‘nin başkişileri hayvanlardır. Hayvan Çiftliği, Soğuk Savaş’ın propaganda yöntemlerine kurban edilmiş, gençleri komünizm tehlikesine karşı uyarmak için okutulmuştur. Fakat Orwell, sadece Stalin Rusya’sını yermez, hayvanlar tarafından yönetilen çiftliği yıkmaya çalışan dış güçleri de eleştirir. Orwell, tüm yapıtını, çiftliklerdeki insan düzeninin yani kapitalizmin değiştirilmesi gerçeğinden yola çıkarak kurgulamıştır.

R3IkipA

Olaylar İngiltere’de bir çiftlikte cereyan eder. Hayvanlar, çiftlik sahibi zalim Bay Jones’un boyunduruğu altında köle gibi yaşamaktadırlar. Yaşlı bir domuz olan Koca Reis, bir devrim planlar ve hayvanları birleşmeye çağırır. Kendisi devrim yapılmadan ölür ama konuştukları diğer hayvanlara devrimi aşılamıştır. Bay Jones hayvanların yem saatlerini unutunca aniden isyan patlak verir. Umulmadık biçimde devrim yapılır. Çiftlik sahibi Bay Jones çiftlikten atılır. Çitfliğin en zekileri olarak bilinen domuzlar diğerlerine önder olur. Çiftliğin adı ”Hayvan Çiftliği” olarak değiştirilir. İki domuz Napolyon ve Snowball  olaylarda başı çeker. Beklenen devrim gerçekleşmiştir. Zamanla, Napoleon ve Snowball birbirini çekememeye başlar. Bir gün çiftliğe saldırı olur. Yabancı hayvanlar çiftliği işgal edip büyük gayretlerle yapılan yel değirmenini yıkarlar.  Uzun mücadeleler sonucunda düşman püskürtülür ama çiftlik harabe haldedir. Yine de Büyük domuzun yüce liderliğiyle kazanılmış gibi gösterilir. Hemen sonrasında duvardaki ilkeler değiştirilir ve bazı kurallar getirilir. Bunlar hayvanlar arası eşitliğe aykırı ve domuzları yüceltici tedbirlerdir. Hayvanlar, ”Bütün hayvanlar eşittir” ilkesini hatırlayıp, “bu nasıl eşitlik” diye kendi kendilerine söylenmeye başlar. Fakat bu ilke değiştirilmiştir eşitlik kaldırılmıştır:

 ”Bütün hayvanlar eşittir, fakat bazı hayvanlar ötekilerden daha fazla eşittir.”

Kitabın sonunda insanlarla domuzların aynı masanın çevresinde zaferlerini kutladıkları sahne, dünya yazınının en çarpıcı sahnelerinden biridir:

” Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.”