Veeeeeeeeeee…… sonunda bitti. Adaylar kim olacak, kimler ödül alacak, kimler sevinecek, kimler üzülecek, derken bir ödül töreni daha sona erdi. Evet, bu sene 73.’sü düzenlenen 2016 Golden Globe ünlü sunucu Ricky Gervais‘in liderliğinde başladı ve üç saatin sonunda da bitti. Daha önce de belirttiğimiz gibi sıkı adayların ve filmlerin yarıştığı her bir kategoride verilen ödüller kimimizi şaşırttı ‘Hadi canım!’ dedirttirdi, kimimizi ise ‘Oh be, sonunda!’ deyip sevindirdi. Örnek, Leonardo DiCaprio. Bayanların şıklık yarışı yaptığı, beylerin ise yakışıklılıkta gözlerimizin ferlerini açtığı Altın Küre’de neredeyse herkes oradaydı. Ama tabi ki, ister istemez gözlerimiz bazı aktörleri de aramadı değil.

Adsız

Son üç senedir Tina Fey ve Amy Poehler‘ın sunuculuğuyla daha fazla eğlenceli hale gelen Altın Küre’nin bu seneki sunuculuğunu, sivri dilli İngiliz komedyen ve ödül törenine alışık olan Ricky Gervais yaptı. Yanında o meşhur birası ile yaklaşık ilk on dakikayı esprilerine ayıran ve koca salonun havasını değiştiren komedyenin, arada bir ‘Ay sıkıldım buradan, ne kadar uzun sürdü bu ödül töreni, bitsin artık.’ demesi bazı kesimleri şaşırtmadı değil. Bunun nedeni ise çok yakın arkadaşı olan İngiliz efsanevi şarkıcı David Bowie‘nin ölüm haberini alması idi. Ama Gervais ne yaptı, etti ‘Show must go on’ diyerek profesyoneliliğinden ödün vermeden, ara ara yapmış olduğu o seviyeli esprileriyle ödül törenini başarılı bir şekilde sona erdirdi.

İlk başlarda ‘Bu sefer size daha fazla iyi olacağım.’ diyen Gervais’in daha sonra kim Kardashian’ın üvey babası Bruce Jenner’ın Catlyn olması ile ilgili güzel sözleri aslında bir nevi beklenmedik bir hareketti. Gervais ‘Ben değiştim, Bruce Jenner kadar değil, tabii. Şimdi ise Catlyn Jenner. Bu sene ne yıldı, onun için translara nasıl bir cesaret ve güven verdi, tabuları yıktı.’ diyerek yine yaptı yapacağını. Gervais, kendisine HFPA’in başkanının bu sene daha nazik, kibar ve acıtmayacak esprilerle şovu sunmasını, yoksa sahneyi gelip Gervais’i al aşağı edeceğini de sözlerine ekledi. Tabii ki buna herkes güldü. Çünkü bu duruma Gervais’in kendi bile inanmamıştı. The Martian ve Matt Damon‘ın komedi dalında aday olmasına pek anlam veremeyen Gervais, filmin Pixar’ın yaptığı filmlerden daha iyi olduğunu, fakat yine de bu filmin bu kategoride ‘Ne alaka’ olmasına tepki göstermesi de alkışlanacak bir hareketti. Ayrıca törenin sonuna doğru Gervais’in geçen senenin En İyi Erkek Oyuncusu Eddie Redmayne‘ı ‘En İyi Kadın’ dalında ödül vermesi için sunarken ‘Bu ödülü verecek olan aktris, çok güzel birisi, İngiltere’de doğdu, Hollywood tarafından alındı, aday olan The Danish Girl’ün yıldızı, lütfen….. aaaa erkek, Eddie Redmayne’ dediğinde herkesi güldürdü. Şaşırmış gibi yapan Gervais, Redmayne sahneye geldiğinde genç oyuncuyu şöyle bir süzdü. Bu da törenin komik anlarından bir tanesi olarak kaldı.

Komik anlardan bir diğeri de özlediğimiz Jim Carrey‘nin ödül vermek için sahneye çağırılması ile dalga geçmesiydi. ‘İşte karşınızda iki Golden Globe Ödüllü Jim Carrey’nin’ ardından, Carrey ‘Teşekkürler, ben iki Golden Globe Ödüllü Jim Carrey. Uyumaya gittiğimde sadece uyumak isteyen bir adamım. Ben dinlemeye ihtiyacı olan İki Golden Globe ödüllü Jim Carrey ve rüya gördüğüm zaman öle rüya görmem, üç altın küre ödüllü Jim Carrey olduğumu rüyamda görürüm.’ diyerek tüm salonunu yumuşak bir şekilde kahkahaya boğdu. Yani Jim Carrey’i özlediğimizi fark etmiş olduk.

Adsız 1

Ödül törenine gelirsek, hava gayet sakin, her şey yerinde ilk ödül sunuluyor, Yardımcı Kadın Oyuncu, güzel ve başarılı Kate Winslet‘e gidiyor. Çoğunluk olarak Alicia Vikander‘ın Ex-Machina ile ödül kazanacağını düşünsek de, HFPA bu ödülü kazandığına inanmayan Kate Winslet’e verdi. Steve Jobs filminde Joanna Hoffman karakterini başarılı bir şekilde canlandıran oyuncu, nasıl festivallerde ödülle dönen Vikander’ı yendi, ona aklımız almadı ki, birçok festivalden ödülle dönen Alicia bile ödül alacağından emin iken. Ama kendimizi şu şekilde avutabiliriz, Kate Winslet ve ödül isme gitti.

Adsız

Ara ara sinema ara ara dizi kategorilerine karışık bir şekilde dağıtılan ödül töreninde bir şok da ‘TV Drama Dalında Mini Seri ya da Dizi’ kategorisinde ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalında ödül alan şarkıcı Lady Gaga oldu. Hayatında ilk kez American Horror Story’de oyunculuk yapan başarılı şarkıcı ödül kazandığını duyduğunda, hem şaşırdı hem de şaşırttı. O kadar beklenmedik bir sonuçtu ki, ödülünü almak için yola koyulan Gaga, kolunu sandalyeye yaslayan yakışıklı oyuncu Leonardo Dicaprio‘ya şöyle bir sürttü ve oyuncunun gülmesine sebep oldu.

Adsız

Ödül töreninde yapılan güzelliklerden bir tanesi gönlümüzün Rocky Balboa’Sylvester Stallone‘nin Creed‘deki performansı ile ödülü ellerinde tutması oldu. İsminin söylenmesinin ardından herkesin ayakta alkışkayarak o ünlü Rocky tema müziğinin çalınarak sahneye gelen Stallone’ya yapılan bu jest gerçekten çok duygusaldı ve aktörün ‘Bu ödülü almamda bana katkısı olan en iyi hayali arkadaşım Rocky Balboa’ya çok teşekkür ederim.’ demesi törene ayrı bir tat kattı.

Adsız

Ödüllerde yaşanan bir şok da ‘En İyi Senaryo’ dalında ödülün Aaron Sorkin‘in yazmış olduğu ‘Steve Jobs’a gitmesi. Hem oyunculuk hem de senaryo bakımından kötü eleştiriler alan ve gişede yerlerde gezen film, nasıl oldu da Quentin Tarantino‘nun The Hateful Eight‘i ya da Emma Donoghue‘nin o can acıtan, kalp burkan Room‘unu geçti, anlamadık. ‘İşte burada bir iş var’ demekten alıkoyamıyorsunuz kendinizi.

Adsız

Gel gelelim sevindirici haberlere. Aralarında acayip bir kapışma olan ve aslında kimin kazanacağı da biraz belli edilen ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalında ödülü kazanan Brie Larson, gerçek bir olayın kesitlerinden alınarak yazılmış olan Room’daki o mükemmel oyunculuğu ile bu genç yaşında küreyi avuçlarının içine aldı. Bu filme katkısı olan herkese teşekkür eden güzel oyuncu ‘Bu güzel romanı yazan Emma Donoghue’a çok teşekkür ederim, filmdeki herkese ilham kaynağı oldun.’ diyerek, aslında filmle beraber bu kitabın da okunması gerektiğini belirtmiş oldu. Larson o kadar tatlıydı ki, herkese kendini hayran bıraktı, diyebiliriz. Yani kısacası Brie gerçekten hakketti.

Adsız

Veeee, işte son önemli olay. Yıllardır aday olduğu halde eleştirmenlerin gözünden itilen ve bu durum yüzünden de hem kendisi hem de hayranları üzülen Leonardo Dicaprio sonunda Oscar alacağının haberini aldı, diyebiliriz. En İyi Erkek Oyuncu dalında Altın Küre’yi kazanan başarılı oyuncu, başta yönetmen Alejandro G. Inarritu olmak üzere herkese teşekkür etti. Yakışıklı oyuncu o kadar mutluydu ki, bu sevincini cümlelere sığdıramadı ve 30 saniye süresini fazlasıyla aştı ve o meşhur ‘Yeter artık, sahneden in’ müziğine aldırmadan konuşmasına devam etti, bu durum ne onun umurundaydı, ne de kimsenin. Sonuçta Leo hakkettiğini elde etti.

Duygusal anlardan birisi de 61 yaşındaki Denzel Washington‘ın Philadelphia filminde beraber oynadığı Tom Hanks’in sunumuyla ‘Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ alması oldu. 30 yılı aşkın bir oyunculuk kariyerine sahip oyuncunun filmlerinin kısa bir kesiti ile geçen videosunda, başarılı aktörün nelere karşı geldiğini nelerle savaştığını görmemiz sağlandı. Bu onurlu ödülü, ailesi ile beraber alan Washingston, kariyeri boyunca ona destek olan, onunla beraber bu yolda yürüyen herkese teşekkür etti.

Adsız den

Yavaş yavaş sona gelirken kısa bir özet yapmak gerekirse, 2016 Golden Globe’da  en fazla adaylığa sahip olan Todd Haynes‘ın yönetmenliğinde, Cate Blanchett ve Rooney Mara‘nın başrolünü paylaştığı ‘Carol‘ filmi beş adaylıktan hüsranla döndü. Dörder adaylığa sahip The Revenant, Steve Jobs ve The Big Short‘tan malum kazananlar belli. Mad Max: Fury Road ile ödül alması beklenen George Miller, ödülü Alejandro G. Inarritu‘ya kaptırdı. Leo kazandığı bu Altın Küre ile  Oscar’a yakın olduğunu bir nevi gösterdi. Tabii Akademi yine sürpriz yapmazsa. Enteresan bir şekilde Komedi/Müzikal dalında aday olan The Martian hem ödül kazandı hem de Matt Damon‘ı sevindirdi. Genç ve güzel oyuncu ‘Alaycı Kuş’ Jennifer Lawrence, 21.yy’ın Sinderella hikayesi film ‘Joy‘ ile aldığı ödülle ‘Daha beni buralarda çoooookkk göreceksiniz.’ der, gibiydi. Festivallerden en fazla en iyi film dalında ödülle dönen ‘Spotlight’dan ses ve seda gelmedi. 

73 yıldan beri düzenlenen ve hem sinemayı hem de TV’nin onurlandırıldığı ödül töreni yani bir nevi  Oscar’ın habercisi Golden Globe iyisi ve kötüsüyle bitti. Sevinenler eve muhteşem bir hediye ile kaybedenler ise muhteşem bir gecenin anısı ile döndü. Ama kazanamayanlar için daha hiçbir şey bitmedi. Çünkü 14 Ocak 2016’da sinemanın gelmiş geçmiş en büyük onurlandırılması olan 88. kez düzenlenecek Oscar 2016’nın adayları açıklanacak ve kazanmada  veya kaybetmede sürpriz yaşanabilir. Yani şimdi sıra Oscar’da…