WALLS, elimizde kalan son mainstream garage-rock gruplarından Kings of Leon’un yedinci albümü. Malum olduğu üzere piyasadaki çoğu grup zamanla kendini sevdirdikleri türden uzaklaşıp, arz-talep eğrisine boyun eğiyor. Böylelikle kendisini keşfedip, sevip bağrına basan o azınlık kitleden uzaklaşıp, genele hitap etme sevdasına düşüyorlar. KOL da işte bu gruplardan. Müziğe başladığı zamanki ürettikleriyle şu an ürettikleri arasındaki fark arşa değiyor.kings-of-leon-walls-2016-2480x2480KOL ilk zamanlarında piyasayı umursamayan, blues soslu southern rock türünde çalan, çoğu insana göre hippi sayılan güneyli bir aile grubuydu. Fakat güzel müzik yapmanın en büyük handikaplarından biriyle çabuk yüzleştiler; popüler oldular. Grup popüler oldukça yaptıkları şarkıların sertliği azaldı, kimseyi umursamayan halleri gitti ve belki de beni en çok üzen, beğenilme içgüdüsüyle paralel olarak tarzları değişti, saçlar kısaldı, pantolonlar daraldı, deri ceket ve botlar giyildi. Tabii bunları eleştiriyorum ama bu onların belki de yapması gereken bir şeydi. Bu işten para kazanıyorlardı ve durum bunu gerektiriyor olabilir. Ancak ben salt dinleyici açısından bakıyorum. Evet hep ben haklıyım!

kings-of-leon

Gerçekten güzel müzik yapan insanların salt stadyum konserlerinde seyirciyle söylemelik whoaa-oh şarkıları yapması beni çok üzüyor. Bu durumu KOL özelinde sesli düşünürsem grubun ilk üç albümü mükemmel güzellikte ve saflıkta güneyli rock albümleri. Hani o cayır cayır çalmak denen mefhumun fışkırdığı albümler bunlar. Özellikle Because of The Times benim tüm zamanlar favori albümlerimden. Ancak bu albümden sonra gelen Only By The Night bahsettiğim popülerleşmenin eseri. Tabii burada bahsettiğim şey KOL’un kötü müzik yaptığı ve albümün iyi olmadığı falan değil. Albüm çok iyi eleştiriler aldı ancak benim sorun ettiğim şey artık grubun daha basit ve genel kitlenin beğenisine hitap eden müzik yapması. Bu albümdeki hemen her şarkı hit oldu. Özellikle Sex on Fire yıktı ortalığı, 6-7 yaşında çocuklar bile ezbere söylüyordu. Ama sanki böyle olmamalı ha ne dersiniz?

WALLS‘dan önceki son albüm Mechanical Bull üç sene önce çıkmıştı ve KOL’un o zamana dek yaptığı cidden en kötü şeydi. Supersoaker dışında üstünde konuşmaya değer hiçbir şarkı yoktu. Çok kötüydü çok.

ae35455c41de8b5967a02eb82d3b064320135817156586

Grup köklerden uzaklaşmanın artık kötü sonuç vermeye başladığını anladı veya o eski tadı özlediler bilmiyorum ancak bir şeyler değişmiş. Çünkü WALLS eski KOL zamanlarına yaklaşmaya çalışan bir albüm olmuş. Ancak yeni şeyler denemekten birkaç şarkı hariç yine itinayla kaçmışlar. Kabul ediyorum dinlemesi çok keyifli ancak insanlar her albümünde deneyselliğin dibini görüyorken hala basit formüllerle aynı şarkıların farklı varyasyonlarını yapmak bence bu devrin işi değil, olmamalı.

LOS ANGELES, CA - MARCH 24: Caleb Followill of The Kings of Leon performs At The Red Bull Sound Space At KROQ on March 24, 2014 in Los Angeles, California. (Photo by Gabriel Olsen/WireImage)

‘Waste a Moment’, bildiğimiz KOL’un hit şarkılarından Sex on Fire ile aynı tezgahtan çıktığı çok belli. Funk esintili ‘Around The World’ ise çok keyifli ancak sondaki soloya back vokalli koro harici yeni bir şey sunmuyor. ‘Find Me’ albümde en yükseldiğim şarkı. Çift gitar kullanımı ve surround ayarlaması şık. Yine koca bir hit. ‘Over’ Only by The Night’taki Closer vari bir açılışa sahip. Ancak bahsettiğim whoaa-ha şarkılarından. Stadyum konserinde eşlik etmesi güzel olabilir ancak maalesef yeni hiçbir şey sunmuyor.  ‘Muchacho’ latin tarzı perküsyonlarla açılıp “ohh be değişik sesler” dedirtti. Mükemmele çok yakın bir şarkı. Ritmini, vokalini,  hissettirdiklerini çok sevdim. Bu şarkıyla beraber artık farklı sesler duymaya başlıyoruz. ‘Conversation Piece’ de ise tek gitar tercih edilmiş. National havası aldım ben. Çok altlardan yaylılar ve klavye detayları geliyor. Çok beğendim. Ayrıca belirtmem gerekirse albümün genel gitar tonlarıyla Caleb’in kadifemsi vokal renginin uyumu çok iyi. Şarkıların istisnasız hepsi bir şekilde kulağa güzel geliyor. Janrdan haz etmeyen biri bile çok rahat sevebilir.

‘Eyes On You’ eski albümlere koyulsa sırıtmayacak güzellikte bir şarkı. Pure bir KOL şarkısı. Blues vari sololarıyla, davul ritmiyle, vokal yetkinliği ile tartışmasız albümdeki en iyi şarkı. Hatta bence son üç albümdür yaptıkları en iyi şarkı. ‘WALLS’ agresif davul tonlarıyla açılıp akustikle devam ederek ilgi çekiyor. Albümdeki duygusal yoğunluğun akıtıldığı ve Caleb’in etkili şeyler de yazabiliyorum dediği şarkı. Son sıraya konmuş ve yeri, tonuyla baya uyumlu. Piyano notalarıyla, sabit hi-hat ile, gitar tellerinden alınan ince nüanslarla çok sağlam ve albümde dikkat çeken şarkılardan olmuş.