Dünyanın en prestijli film festivalinden olan Cannes Film Festivali 2015’den her geçen gün gösterilen filmler hakkında haberler gelmeye devam ediyor. Bunlardan bir tanesi de Todd Haynes‘in yönettiği, merakla beklenen film ‘Carol‘. Başrollerini Cate Blanchett ve Rooney Mara’nın oynadığı, Patricia Highsmith‘in 1952 yılında yayınlanan “The Price of Salt” romanına sadık kalınarak uyarlanan ve çekilen film, Cannes eleştirmenleri tarafından ‘Lezbiyen Romantizm Başyapıtı’ olarak nitelendirildi.

Diğer yapmış olduğu işlere nazaran Haynes,  bu filmde sofistike anlatılar geliştirmiş ve kendini mevcut kültürel referans puan seviyesinin üstüne çıkmış. ‘Carol’ ile bu yaklaşımı klasik romantizmi zenginleştiren Haynes, kitabın orijinal kimliğini kitabın yayınlandığı tarihe nazaran biraz daha değiştirmeyi öngörmüş.

İki kadının beraberce kendi yollarını çizmeye başladıklarını anlatan ‘Carol‘ filmi tartışmasız yönetmen Haynes’ın yaptığı diğer drama çalışmalarının arasından sıyrılıyor ve zirveye yerleşiyor. ‘Carol’ karşılıklı bir çekim içinde farklı yaklaşımlar içeren,  çarpıcı kişisel açıdan karmaşık koşulları oluşturan ve bunu yansıtan bir masal.

Malzemenin özü, olağanüstü ve bilinçli şekilde bir araya getiriliyor. Hikaye, 1950’lilerde New York’ta bir mağazada çalışan ve kendinden yaşça büyük olan  Carol Aird (Cate Blanchett) ile tanışan ve ona karşı farklı duygular hisseden genç Therese Belivett’in (Rooney Mara) konusunu ele alıyor. Carol teslimat siparişleri verdikten sonra, bu iki kadının bağlantıları ve görüşmeleri daha fazla artmaya başlar. Bu arada, Carol, onun zorba kocası Harge (Kyle Chander) ile boşanma arifesindedir ve Therese ise Richard (Jake Lacy) ile bir ilişki sürdürmeye çalışmaktadır.

'Carol'

Bu iki erkek, dönemin vermiş olduğu güçle kadınlarına sahip çıkmak isterlerken, film  karşı karşıya gelinen bu tür baskıları da gözden geçiriyor. Film ayrıca bir tür maceraya atılan ve yola koyulan bu iki kadın sonunda birbirlerinden sakladıkları, daha sonra aralarında gelişen cinsel arzularına karşı koyamadıkları bağa odaklanılıyor.

Rooney Mara as Therese Belivet in 'Carol'

Haynes, bu filmde genellikle insan davranışlarını yöneten gizli kodları ortaya çıkarmak için şaşırtıcı şekillerde Amerikan kültürünün izlerini vermektedir. “Carol” bir istisna değildir. Haynes bu hikayeyi kendi ayarı ve belirli koşulları ile karmaşık iken keskin bir hatırlatma yapmaktadır, o da altında yatan malzemeyi tüm tanıdık arkadaşlık için derin bir arzuyu ortaya koymasıdır.

Filmin sonunda izleyiciler filmin o kadar etkisinde ve büyüsünde kalmış ki, film bittikten hemen sonra herkes ayağa kalkıp bu projenin baş mimarlarını alkışlamayı bir borç bilmişler. Çığlıklar ve alkışlar o kadar etkileyiciymiş ki, filmin başrol oyuncusu Cate Blanchett’in gözyaşlarına hakim olamaması da, sevincin ve başarının başka bir göstergesi olarak nitelendirildi.

‘Carol’ filmi Cannes’daki eleştirmenlerin olumlu eleştirileri ve puanlamaları sayesinde, şu ana kadar gösterilen filmler arasında en yüksek dereceyi aldı ve A kategorisinde gösterildi. The Weinstein Company tarafından yapılan Carol, sonbaharda beyaz perdede gösterilecek.

Kaynak: indiewire