chet1

“Rolling Stone” dergisi tarafından 2013 yılında “En İyi Bağımsız Sanatçı” seçilen Chet Faker’ın 2014 yılında kaydettiği albümü “Built On Glass”ın dünya turnesi kapsamında gerçekleştireceği konser ile, 24. Akbank Caz Festivali için İstanbul’a geleceğini ilk öğrendiğimde ayaklarım yerden kesilmişti. Severek dinlediğim, hemen hemen bütün şarkılarını ezbere bildiğim Avustralyalı yakışıklı, İstanbul’da konser verecekti. Tarih 1 Kasım, yer Volskwagen Arena idi.

Ben Chet Faker’ı genelde sabahları işe giderken dinlerim. Yolda, metroya doğru yürürken müziğini hissetmek hoşuma gider. Hafif ruhuma dokunur ve beni cezbeder. İlk kez 2012‘de keşfetmiştim müziğini. “Adama bak nelerde yapıyor?” demiştim. Youtube’da izlediğim performansları bende büyük bir hayranlık uyandırmıştı. Haliyle aldım hemen listeme… O gündür bugündür takip eder, dinler ve severim zatı şahsiyeti.

Konserin ilk mekanı Babylon’du ancak mekan küçük olduğu için hayran kitlesi duruma biraz karşı çıktı. Ee haklıydılarda… Adam kırk yılda bir İstanbul’a geliyordu. Üstelik biletler satışa çıktıktan birkaç gün içerisinde tükendi. Bu adamın, bu kadar çok hayranı olabilir mi, sorusunun da bir güzel cevabını almış oluyorduk böylece. Bu durum Pozitif gurubunu ve Akbank’ı harakete geçirdi ve konser daha büyük bir alan olan Volkswagen Arena’ya alındı. İyi de oldu, güzel de oldu… Böylelikle herkes rahat rahat biletlerini aldı ve mekanın hakkını vererek müthiş bir kalabalığa imza attı.

Konser Günü

“Electronica” müziğin en özgün sanatçılarından biri kabul edilen Faker sahneye deyim yerindeyse adeta bir “peder” gibi çıktı. Beyaz gömleği, normal kot pantolonu, toplu uzun saçları ve şirin sakalları ile görülmeye değerdi. Kendisini sahnenin en önünde izleme fırsatı bulduğum Chet Faker, dansa ruhani bir boyut kazandıran downtempo, soul ve dub-step tabanlı bestelerini kendine has etkileyici vokali ile şahaneler yarattı. Zaman zaman duygulandırdı, zaman zaman eğlendirdi. Bazı parçalarında sahnede kendisine eşlik eden davulcusu ve gitaristi vardı ama genelde tek başınaydı Faker. İlk olarak “Drop the Game”, “Release Your Problems”, “To Me” gibi sevilen parçalarını seslendirdi. Duygusal anlar yaşattı bize ve sordu “İçinizde yalnız olanlar ellerini kaldırsın” ardından “Şimdi de sevgilisi olanlar” ve sonra “Açık ilişkide olanlar da ellerini kaldırsın” diyerek hafif gülümsememize sebep oldu.. Baktı ki bütün eller havada ardından Jeff Buckley’in “I Want Someone Badly” isimli şarkısının cover’ını patlatarak hepimizin kalbine küçük bir dokunuş yaptı.

“Talk Is Cheap” ve “No Diggity” gibi daha çok bilinen şarkılarını sona saklamıştı. Onlarıda söyledikten sonra sahnenin tozunuda alarak konseri bitirdi. Tam denilen saatte ne eksik ne fazla gidiverdi aniden..

Hani dersin ya “Ölmeden canlı canlı şu grubu yada şu şarkıcıyı bir dinlesem ne güzel olur” diye, işte tam da öyle bir kıvamda bu konseri izlediğim için ne mutlu bana. Tam anlamıyla göz dolduran, büyük bir kalabalığa imza atan Chet Faker ayağının tozu ile geldi, dinletti, söyledi ve gitti. Bir daha gelir mi bilinmez ama, bildiğim bir şey varsa o da tekrar tekrar her zaman dinleyeceğim bir şarkıcı olmasıdır.

Konserden bir gözlemimi de anlatmadan geçemeyeceğim. Konser sırasında en çok ilgimi çeken şey, ses sistemlerinin başında bekleyen kişilerdi. Adam orada konser verirken, sistem başındaki arkadaşların ellerinde telefonları ile oyun oynuyor olmaları çok komikti. Alanda kıyamet koparken, insanlar şarkılara eşlik ederken, söylerken ve çığlık atarken onların oyunlara bu kadar kapılıp da sanki o Chet Faker değil de herhangi birisiymiş gibi takılmaları gerçekten de benim için unutamayacağım çok eğlenceli bir gözlemdi 🙂

Bu arada Faker’ı getiren, bizlerle buluşturan Akbank ve Pozitif grubuna, konserde bana eşlik eden sevgili arkadaşım Özge’ye de binlerce kez teşekkür en bolundan… 

photo 2 (1)

photo 3 (1)

photo 4 (1)