Klasik müzik seven, sevmeyen, dinleyen, dilemeyen herkesin bildiği bir isimdir Beethoven. Dünya Müzik tarihine adını altın harflerle yazdırması ve bu üne ulaşması elbette tesadüfi olmamıştır. Beethoven‘ı kısa bir süre için tanımış olan Mozart onun için, “Bu çocuğa iyi bakın, bir gün tüm Dünya onu tanıyacak.” dediğinde besteci henüz 10 yaşındaydı. Ve söylediğinde ne kadar haklı olduğunu yıllar geçince herkes anlamış oldu.

Beethoven, 1770 yılında Almanya’ da (Bonn) doğdu. Alkole karşı olan zaafıyla bilinen Beethoven’ in babası Johann da saray müzisyeniydi. İlk piyano derslerini henüz dört yaşındayken babasından aldı. Katı bir insan olan babası çocuğunu çok zorluyor, henüz dört-beş yaşında olan ve parmakları piyanoya yetişemeyen çocuk bazen bu çalışmalar sırasında gözyaşı döküyordu. Mutsuz bir çocukluk geçiren Beethoven, küçük yaşlarda ailesinin geçimine katkıda bulunmak için kilisede piyano çalarak çalışmaya başlamıştır.

İlk müzik eğitimini babasından aldıktan sonra, 1779’da Christian Gottlob Neefe’ yle çalışmaya başladı. 1783’ te ilk bestesi olan Dressler’ in Marşı Üzerine Çeşitlemeler Neefe’ nin yardımıyla yayımlandı. 1786’ da Viyana’ ya yaptığı ziyaretin ardından, annesinin ölümü üzerine Bonn’ a geri döndü ve Kont Walstein’ ın hizmetine girdi. 4 yıl boyunca kontun orkestrasında viyola çaldı.

Beethoven annesinin ölümünden sonra  Viyana’ ya geri döndü ve hayatının sonuna dek orada yaşadı. 1794′ e dek Viyana aristokrasisi içindeki müzik aşıklarına saraylarda ve özel toplantılarda çaldı. 1795 yılına kadar halka açılmamıştı. Başlangıçta bir besteci olarak değil, bir piyanist ve öğretmen olarak adını duyurdu ve kısa zamanda üne kavuştu.

1798 yılında işitme problemleri yaşamaya başladı. Bu tarihten itibaren 21 yıl boyunca hiç kimseyle iletişim kurmadı. Ancak 1819 yılına gelindiğinde yazarak insanlarla diyalog kurmaya başladı. 21 yıl boyunca çekilen yalnızlık çok derin acılar yaşamasına neden oldu. Beethoven bütün senfonilerini işitme problemi yaşamaya başladıktan sonra bestelemesi de dikkate değer bir olaydır.

Beethoven ömrü boyunca birkaç kadını sevmesine rağmen hiç evlenmemiştir. Bunlar içinde evlenmeye en çok yaklaştığı ve en çok sevdiği Ölümsüz Aşık’ tır. Kim olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte bu kadının, Frankfurtlu bir tüccarın karısı olan Antonie Brentano olduğu sanılmaktadır. Sevdiği kişiye kendini bütünüyle veren Beethoven, Diabelli Varyasyonları’ nı Ölümsüz Aşkı’ na adamıştır.

1826’ da kardeşi Karl ile Gneixendorf’ ta yaptığı tatilin ardından Viyana’ ya dönüşünde, siroz hastalığı iyice ilerlemiş, yataktan kalkamaz olmuştu. 26 Mart 1827’ de hava iyice bozmuş, durmadan yağmur yağıyordu. O sırada çakan büyük bir şimşekle Beethoven’ in odası aydınlandı. Aynı anda, yumruğunu havaya kaldıran Beethoven’ in gözleri birkaç saniyeliğine hayata meydan okurcasına açıldı ve ardından bir daha açılmamak üzere kapandı. Doktorlar bunun Beethoven’ in anlamlı bir hareketi değil, sadece ışığa karşı bir tür refleks olduğunu söylemektedirler. Beethoven yaklaşık 30.000 kişinin katıldığı bir cenaze töreninin ardından Wahring mezarlığına defnedildi. 1888’ de ise naaşı Viyana Merkez Mezarlığı’ na Schubert’ in mezarının yanına aktarıldı.

Beethoven’in 9 senfonisi, 5 piyano konçertosu, bir keman konçertosu , bir piyano keman ve çello için üçlü konçerto, 32 piyano sonatı ve birçok oda müziği eseri bulunmaktadır. Sadece 1 opera bestelemiştir. Orijinal ismi Elonore olan Fidelio operası en güzel operalardan biridir. Beethoven’in başarıyı yakaladığı en önemli yapıtları ise senfonileridir. İlk senfonisini 1800 yılında tamamlamıştır. Eroica isimli 3. senfonisini Napolyon’a adamıştır. Bu dönemde Napolyon birçok ülkeyi, o ülkelere bağımsızlık getireceğini vaat ederek işgal ediyordu. Napolyon kendi yazılarında bunun sadece savaşa girdiği ülkenin direncini kırmak için bir taktik olduğunu söyler. Napolyon’un kendini imparator ilan etmesinin ardından Beethoven ithafını geri çekti. 9. senfoni ise gelmiş geçmiş en iyi senfoni olarak değerlendirilebilir.

Beethoven çok titiz çalışan bir müzisyendi. Müziği, ifade gücü ve teknik olarak çok üst seviyedeydi. Beethoven, Haydn ve Mozart’tan devraldığı prensipleri geliştirdi, daha uzun besteler yazdı ve daha tutkulu, dramatik eserler oluşturdu. Özellikle Op. 109 piyano sonatıyla Klasik müziğin Romantik Dönemini başlatmıştır.

Ünlü bestecinin birbirinden güzel sayısız eserini burada sıralamak elbette mümkün değil. Ancak hem anısına saygı hem de müzik dağarcığımız için küçük bir hatırlatma olması bakımından bestecinin unutulmaz eserlerinden bir kaçını sizler için derledik…

Keyifli dinlemeler…