Kadın her dönemde ve her ülkede aynı sorunlarla başa çıkmaya çalışmıştır. Her zaman baskılanan, erkeklerin bir adım arkasında olan, tek başına karar veremeyen olarak gösterilir.

Doğurganlık özellikleri yüzünden belli başlı görevler verilmiştir. İlk çağlarda erkekler kadınların hamile olduğu dönemlerde doğaya çıkıp avlandıkları için kadınlara ev işleri kalmıştır. Bu geçmişten günümüze kadar böyle gelmektedir. Çocuklarımızı yetiştirirken kızlara evle alakalı oyuncaklar alırken erkek çocuklarına arabalar alırız. Yani kadını eve kapatırken erkeği sokağa salarız.

Hayatımızın her alanında olan sporda da böyledir. Erkek sporu bir de kadın sporu diye ayırırlar. Mesela kadınlar güreşemez. Erkeklere göre tabi. Hatta bazı kadınlara göre de öyle.

Dangal Hindistan’da yaşayan iki kadın sporcunun gerçek hayat hikayelerinden esinlenerek çekilmiş bir filmdir. Filmin içerisinde tabi Amir Khan farkını görüyoruz.

Mahavir eskiden Hindistan’ı temsil eden bir güreşçidir. Ancak hem maddi sorunlar nedeniyle hem de devlet tarafından yeterli destek göremediği için güreşi bırakıp düzenli bir işte çalışmak zorunda kalır. Ancak en büyük hayali ülkesini uluslararası alanda temsil etmektir. Kendisi temsil edemediği için hep bir erkek çocuğu olmasını ister. Onu ülkesini temsil edecek bir sporcu yapmak en büyük hayalidir. Ancak bir türlü erkek çocukları olmaz. Ki filmin bence en ironik sahnelerini izlemeye başlarız. Yakın çevrede yaşayan herkesin çocuğun nasıl erkek olacağına dair bir fikri vardır. Batıl inançlardan oluşan sahneleri izleriz yine de erkek çocukları olmaz.

Mahavir artık umudu kesip hayallerinden vazgeçer. Ancak bir gün eve geldiğinde komşularının oğullarının dayak yediğini görür. Komşu, kızlarından şikayetçidir çünkü oğullarını Mahavir’in iki kızı dövmüştür. Artık Geeta ve Babita’nın hikayelerini izleme vakti gelmiştir. Komşularının oğullarını dövmeleri onlar için bir dönüm noktası olmuştur. Mahavir artık bir erkek çocuğuna ihtiyaç duymadığının farkına varır ve kızlarını güreşçi olabilmeleri için yetiştirmeye başlar.

Hem de çevre tarafından cinsiyetçi tavırlar görmesine rağmen bu emelinden asla vazgeçmez. Güreşçi olmak kızların kanlarında vardır. Elbiselerle güreşemedikleri için kıyafetleri kesilir. Kız görünümünden çıkıp erkek gibi görünmeye başlarlar. Ve benimde filme dair en büyük eleştirim burada geliyor. Kızlar saçları yüzünden güreşemediklerini söylediklerinde babaları herkesin itirazlarına rağmen kızların saçlarını erkekler gibi kısacık kestirir. Yani kız gibi görünmemektedirler artık.

Filmin bazı sahneleri kendisiyle çelişir nitelikteydi. Geeta ülkesinde güreşte birinci olunca uluslararası yarışmalar için akademiye gider. Artık koçu babası değil başka biridir. Yani baba himayesinden çıkmıştır. Her zaman başarılı olan Geeta artık başarısız olmaya başlar. Babasının yasakladığı şeyleri yapar. Saçlarını uzatır, kızlar nasıl giyiniyorsa öyle giyinir, akşamları dışarı çıkar, tırnaklarına oje sürer ve peş peşe yenilgiler gelmeye başlar. Ama her zaman babasının izinden giden Babita başarısız olmaz, aksine günden güne daha iyi olmaya başlar. Söylemler cinsiyetçilikten uzak olsa da sadece bu sahnede bile görüyoruz ki baba egemenliğinden çıkınca başarısızlık kaçınılmazdır.

Kızlar başlarda güreşçi olmamak için ellerinden geleni yapsalar da arkadaşlarının düğününde kendilerine söyledikleri sözlerle babalarının onlar için doğru yolu seçtiklerine karar verirler. Burada da senaristin kafası biraz karışmış gibi. Çocuk yaşta evlenmeyi yanlış gösterirken yine kız çocukları için doğru yolu gösterenin baba olduğun söylemeye çalışmaktadır.

Süresi uzun olmasına ve başladığı andan itibaren klişelerle dolu bir film olmasına rağmen kendisini izlettiriyor. Bir sonraki sahneyi tahmin ediyorsunuz ancak oyunculuklar o kadar güzel ki kendinize filme kaptırıp gidiyorsunuz.

Film kendi içerisinde gelgitler yaşayan bir yapıya sahip olsa da kadınların her alanda kendilerini gösterebildiklerini ispatlamak adına izlenmeye değer bir film olmuş.  Hindistan da şu anda en çok izlenen film olma niteliğin taşıyor. Ve Çin’de de en çok izlenen yabancı film şu anda. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin ve gelişmemiş ülkelerin kadınlarına kadar çok değer vermesi adına bu filmi izlemelisiniz.