13 Mayıs 2015’de Cannes Film Festivali’nde gösterilen yapımlar arasında bir film daha bulunuyordu. Radikal yönetmen Gaspar Noe‘nin sınırları zorlayan ve basit kalan “Aşkı” anlattığı Love filmi. Daha önce sizlere buradan filmin festivalde bıraktığı etkileri yazmıştık. Şimdi ise filmi izlemiş bulunduğum için “beğenmemek” anlamında biraz daha derine ineceğim.

Aşk dediğimiz şey iki kişi arasında yaşanır evet, iki insan birbirine bağlanır. Ya sonsuza kadar yaşarlar ya da ayrılırlar ve kendi hayatlarına devam ederler. Noe ise filminde “aşk”ı en sert haliyle tasvir etmiş. Filmi bol lezzette sunulmuş porno ile karıştırarak bir çırpıda da bitmesini sağlıyor. Cannes’de izleyiciyi neden rahatsız ettiğini şimdi daha iyi anlıyorum desem yalan olmaz. Aslında Noe benim sevdiğim yönetmenlerden birisidir. Daha önceki filmlerinde de her zaman bir “rahatsız etme” durumu söz konusudur. Ama bu kez biraz fazla ileri gitmiş. Açıkcası bu film sinemada izlenlecek türden bir film değil. Filmde olay sadece pornodan ibaret değil elbet, anlatmaya çalıştığı hikayede bence fazlasıyla itici ve sıradan! Tek bir karakter üzerinden ilerleyerek bizleri önce Murphy’nin hayatına konuk ediyor. Murphy’i baba olarak gösteriyor bize. Karısı mı, yoksa sevgilisi mi olduğunu bilemediğimiz “Anne” olan kadınla yaşıyor. Ancak Murphy’nin geçmişine takılan bir kadın var; Electra. Murphy bir sabah uyandığında bir telefon alıyor. Electra’nın annesi ona sesli bir mesaj bırakıyor. Kızının iki aydır kayıp olduğunu ve canına kıymasından endişe duyduğunu söyleyerek Murphy’nin içine kurt düşürüyor. Başlıyor geçmişi ile yüzleşmeye. İşte biz bu yüzleşme sırasında Electra’yı tanımaya başlıyoruz. İlk kez nasıl karşılaştıklarına, yaşadıkları ilişkilerine, partilemelerine, kokainlerine ve en önemlisi de on dakikada bir yayınlanan “Seks” sahnelerine şahit oluyoruz. Film ilerledikçe hikayede taşlarda yerine oturuyor tabii ki de. Haliyle neden ayrıldıklarını da öğrenmiş bulunuyoruz. Açıkçası bir ara “Aman bu muydu sebebi?” demekten alıkoyamadım kendimi. Güzel Noe’m madem böyle cesaretli bir film yapıyorsun bari senaryoyu azcık daha geliştirseydin ya!

first-trailer-for-gaspar-noes-sexually-explicit-fi_kpwq

Film hakkında söylenilecek o kadar çok şey var ki hangisinden başlasam bilemedim. Bir kere yukarıda da belirttiğim gibi senaryo inanılmaz zayıftı. Bu yüzden filmde hiç derinlik yoktu. Özellikle de oyuncuların arasında geçen diyaloglar yeteri kadar sağlam olmamakla beraber yavan ve sade kalmış. Peki ya karakterlere ne demeli? Electra esrarengiz birisi olarak tasvir edilmiş. Hatunun deli bir seks manyağı olduğunu görmemek neredeyse imkansız. Murpyh’de kendi işlerine alet edince ortaya gerçekten de sınırları zorlayan karakterler çıkıyor. Performans olarak karakterleri canlandıran oyuncular Karl Glusman, Aomi Muyock ve Klara Kristin bile her ne kadar başarılı olsalar da, ki başarılı buldum hepsini, maalesef rol aldıkları Murphy, Electra ve Omi karakterleri yüzünden ön plana çıkamıyorlar. Filmin sinemada 3D olarak gösterileceğini de atlamamak gerekir. Başlangıcında çıkan “Murphy ve Electra aşkına hazır mısınız?” sorusununda buna işaret olduğunu düşünüyorum. Çünkü Noe burada imkansız birşeye imza atıyor. Resmen izleyiciye 3D bir porno filmi izlettiriyor. Yani anlayacağınız filmde her şey ayan beyan açık açık gösteriliyor. Sınırları zorlamak demek bu olsa gerek! Ama zaten Noe bundan hiç bir zaman kaçınmamıştı. Beni hiç şaşırtmadı. Çünkü, filmlerinde çokça yer verdiği cinselliği sanat olarak değerlendiriyor. Şöyle diyor; “Sanat ve pornografi arasında bir sınır yoktur. Her şeyin sanatını yapabilirsiniz. Bir mum ve bir ses kaydediciyle deneysel bir film yapabilirsiniz. Süt içen bir kediyle sanat yapabilirsiniz. Seks yapan insanlarla da bir sanat yapabilirsiniz. Bir fark yok. Olağandışı yollarla çekilen ya da çoğaltılan herhangi bir şey sanatsal ve deneysel olarak düşünülür.” Anlatmakla bitmeyen Gaspar Noe için önce daha önce hazırladığımız dosyamıza buradan bakabilirsiniz.

A009_L002_1020RZ

Love, Noe’nin bence en zayıf filmi. Dönüş Yok filminde ettiği rahatsız ediciliği bu filminde de sunuyor elbet ancak basit senaryosu ve boş finali ile yeteri kadar iyi değil. Sonuna kadar izlediğim filmde “Gaspar’ın acaba bize vermek istediği bir mesaj var mı?” diye düşündüm durdum lakin hiç bir yere varamadım. Özetle, bu filmde spermler, gözyaşları, tutku, güç oyunları, parti, uyuşturucu, iki kişilik aşk derken pornografik anlamda aklınıza gelecek her şeye hazır olun! Ama öyle çok da heveslenmeyin…