Björk’ü kendine hayran bırakan Manu Delago, Salon’da

20 Ocak Çarşamba, 21.30 

1984 yılında Avusturya’da doğan ve müzikle erken yaşta tanışan perküsyonist ve besteci Manu Delago, 2000 yılından itibaren aralarında Hotch Potch, Zabine, Michael Tschuggnall ve Jazzwerkstatt Wien’in de bulunduğu çeşitli rock gruplarında bateri çalarak müzik kariyerine adım attı. Hipnotik bir çalgı olarak nitelendirilen hang davulunu zamanla temel enstrümanı olarak kabul etti. Inssbruck Mozarteum’da klasik perküsyon bölümünden mezun olduktan sonra caz, davul ve kompozisyon eğitimi alan Delago, 6 kıtada 40’tan fazla ülkede performans gerçekleştirdi. Aynı zamanda film müzikleri de besteleyen Delago, basklarnet virtüözü Christoph Pepe Auer’le birlikte dünyada bir ilk olan Living Room adlı ikiliyi kurdu. Living Room ikilisiyle birlikte Hang ve basklarnetin şaşırtıcı uyumunu yakaladı. Björk’ün 2011 yılında piyasaya sürdüğü Biophilia albümüne katkıda bulundu ve enstrüman hakimiyeti ve yeteneğiyle Björk’ü kendisine hayran bırakmayı başardı. Başarılı sanatçı, ayrıca The Cinematic Orchestra’nın 2015 yılı Avrupa turnelerine perküsyon performansıyla katkıda bulundu. Manu Delago Handmade ise elektronik ritimler, hang, viyolonsel, piyano, perküsyon ve fagot gibi akustik enstrümanlar çalan çok yönlü bir dörtlüden oluşuyor. Manu Delago Handmade, 20 Ocak Çarşamba akşamı 21.30’da hipnotik müziklerini Salon’a taşıyor.

Okay Temiz ve İsveç cazının en önemli isimlerinden Lennart Aberg,

“Kuzeyden Güneye” projesiyle Salon’da

21 Ocak Perşembe, 21.30

Türk müziğini annesinden öğrendiğini söyleyen Okay Temiz, yine onun desteğiyle Ankara Klasik Müzik Devlet Konservatuarı’na girdikten sonra, 1955’te profesyonel müzik hayatında atıldı. Belli bir süre dans müziği orkestralarında çalıştıktan sonra, İsveç’te yaşayan Amerikalı ünlü trompet ustası Don Cherry ile tanışan Temiz, onunla birlikte pek çok festivale katılıp konserler verdi. Avrupa, Hindistan ve Amerika turneleriyle dünyanın pek çok yerinde konserler, albüm çalışmaları gerçekleştiren, seminerlere katılan Temiz, 1998 yılında Kültür Bakanlığı’nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Afrika, Güney Amerika ve Hindistan’a özgü quicca, berimbau, parmak piyano, konuşan davul gibi pek çok geleneksel enstrümanın yapımı ve çalımını öğrenen Okay Temiz’in, kendi el yapımı olan bakır davullarının yanı sıra geniş bir etnik ve elektronik çalgılar koleksiyonu da bulunuyor. Temiz, yıllar boyunca topladığı ve yaptığı birçok farklı enstrüman dahil tüm vurmalı çalgıları kendine özgü bir biçimde yorumlaması, en basit ritimleri bile çarpıcı bir anlatıma dönüştürebilmesiyle tanınıyor. Bu kez Türk müziğini cazla birleştiren, İsveç cazının en önemli isimlerinden Lennart Aberg ile birlikte kuzey cazı örneklerini Türk folklörüyle birleştirdiği “Kuzeyden Güneye” projesiyle Salon’a geliyor. “Kuzeyden Güneye”, Lennart Aberg (tenor, soprano saksofon), Okay Temiz (davul, perküsyon), Can Çankaya (piyano), Ozan Muslu (akustik bas) ve Ahmet Özden’den (zurna) oluşan ekiple 21 Ocak Perşembe akşamı 21.30’da Salon sahnesinde olacak.

Sofar’dan Salon’a bu ay: Biz, Seha Can, Sedef Sebüktekin

22 Ocak Cuma, 22.00

Ekim 2015’ten beri her ay Salon’da gerçekleştirilen Sofar’dan Salon’a etkinliğinin Ocak ayı konukları Biz, Seha Can ve Sedef Sebüktekin olacak. Mehmet Güren, Ozan Tekin, Can Aydınoğlu ve Berkay Küçükbaşlar’dan oluşan Biz’in 2012 yılında yayımladıkları ilk albümleri Müzik İstiyoruz, Bant Dergisi tarafından yılın en iyi yerli albümleri arasında gösterildi. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında akustik performanslar sergileyen Biz, son albümleri Dünya Büküldü’yü geçtiğimiz yıl piyasaya sürdü. Coşkulu ve duygusal tınlayan melodileriyle, klavye ve üflemelilerle kendisinden sıkça söz ettiren grup, Türkçe sözlü indie müziğin en önemli temsilcilerinden birisi olarak gündemdeki yerini koruyor. Şarkıları çizen ve çizimleri şarkılaştıran hayal cambazı Seha Can ise ilk kez ODTÜ Bahar Şenlikleri’nde sahne aldı ve Leonard Cohen ve Radiohead coverlarıyla dikkatleri üzerine çekti. Can, hayranı olduğu Jeff Buckley’in de birçok eserine kendi yorumunu katarak sevenlerinin beğenisine sunuyor. İlhamını hafızalardan silinmeyen tat ve kokulardan alan söz yazarı Sedef Sebüktekin, Sofar İstanbul’daki unutulmayan ilk konserinde seslendirdiği Bul Beni’yle dikkatleri üzerine çekti. Dinleyicilerin yeni yetenekleri keşfetme fırsatı yakaladığı Sofar’dan Salon’a konserleri, 22 Ocak Cuma akşamı 22.00’de Salon’da müzikseverlerle buluşuyor.

Doğan Duru ve Güneş Duru’nun alternatif projesi In Betwin Salon’da

23 Ocak Cumartesi, 22.30

Redd’in kurucuları Doğan Duru ve Güneş Duru kardeşler bir diğer projeleri In Betwin ile Salon sahnesine konuk oluyor. Dünyalarına ilişkin içsel bir yolculuk olarak tanımladıkları In Betwin’de müzisyen ikili, Jeff Buckley ve Depeche Mode gibi grupların öne çıkan şarkılarını etkili bir şekilde yorumluyor. Müzikal kimliklerini oluşturmada onlara rehberlik eden yerli ve yabancı şarkıları yorumladıkları projeleri In Betwin ile Duru kardeşler, sevenleriyle müzik dolu bir akşam geçirmek üzere 23 Ocak Cumartesi Salon’da sahne alacak.

Bilet Bilgileri

Etkinliklerin biletleri, Biletix satış kanalları ve hizmet bedeli olmadan İKSV ana gişeden temin edilebilir. İKSV ana gişe, pazartesiden cumartesiye her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ve Salon’daki NT Live gösterimlerinin gerçekleştirileceği pazar günlerinde 12.00-20.00 saatleri arasında açıktır. Etkinliğin olmadığı pazar günleri gişe kapalı olacaktır. Ayrıca Salon etkinliklerinde Vodafone Red ve Vodafone FreeZone üyelerine bir bilet alana ikinci bilet hediye.

Lale Kart sahipleri %25’e varan indirimlerden yararlanabilirler. Ayrıca Lale Kart’ın en genç kategorisi Mavi Lale Kart ile siz de İKSV’yi destekleyebilir, tüm Salon İKSV etkinliklerinde %10 indirimden yararlanabilirsiniz. Mavi Lale Kart yalnızca 50 TL. Ayrıntılı bilgi için: lalekart.org

MasterCard da Salon etkinliklerine katkı sağlayan kurumlar arasında yer alıyor.

Salonla ilgili tüm sorular için: medya@iksv.org

Salon hakkında ayrıntılı bilgi için: saloniksv.com