Jean Teulé‘nin kült olmuş romanından 2012 yılında sinemaya aktarılan animasyon/müzikal filmin yönetmenliğini Fransız yönetmen Patrice Leconte yapıyor.

Le Magasin des Suicides, günümüzden çok uzakta görünmeyen bir zamanda, Paris’in gri, kasvetli, ıslak sokaklarında geçmektedir. Mishima ve  Lucrèce isimli çift, bu kasvetli ortamda bir intihar dükkanı işletmektedir. Böyle bir dükkan hangi koşullarda var olabilir peki? Halka açık alanlarda intihar etmeniz yasaksa! İntihar etmek yasaktır ve üstelik para cezası uygulanmaktadır. Kişinin kendi hayatına son verebilmesi resmi olarak bile zordur burada.

suicide

Mutsuz insanların hayatlarına son vermesi için, ip, jilet, iksir, silah vs. akla gelebilecek her türlü malzemeyi barındıran bu dükkanda işler iyi gitmektedir (ne mutlu!) İnsanların normal halinin “depresif” olarak kabul edildiği bu zaman ve dönemde Tuvache ailesine yeni bir birey katılır, Alan Tuvache.

Alan, Tuvache ailesinin depresif, monoton hayatını alt-üst edecek tipte bir çocuktur. Tam bir iyilik bombası gibi düşer ailenin hayatına. Karamsar hayatlarına dahil olmuş sıra dışı bir çocuk olan Alan, doğduğu andan itibaren zıplamaya ve gülücükler saçmaya başlar ve elbette bu evrende tuhaf karşılanır. Stresli babasında negatif etkiler yaratan Alan, etrafındaki herkesi bir şekilde etkiler, çünkü sıra dışıdır. İyi niyetli ve oldukça saf olan Alan, babası tarafından verilen sigaraya bile kendi optimist bakış açısıyla yaklaşır ve hayır demez.

the-suicide-shop-5199d5135d0d0

Neşeli bir çocuk karakteri merkezine alsa da, İntihar Dükkanı, küçük yaştaki izleyiciler için pek de uygun değil diyebiliriz. Genel atmosferi kasvetli ve ölüm üzerine olan bu film bir süre sonra kendi kendini tekrar etmeye başlıyor ve klişeleşiyor. Sonunu baz alırsak klişeleşme tanımı yapmak çok ağır kaçmayacaktır.

Son olarak, kitaptan aktarılan ve filmde yer alan karakter isimleri aslında intiharla ilişkilendirilmiş gerçek kişiler; Yukio Mishima, Lucrece (Lucretia veya Lucrece’nin intiharı), Alan Turing, Vincent Van Gogh, Marilyn Monroe…

Film her ne kadar çok tartışılmış da olsa, Fransız usta yazar  Jean Teulé’yi ince işlenmiş bu roman için ne kadar tebrik etsek az.