David Garrett-kulturelmasi

Standart bir keman virtüözünden çok daha farklı görünüşü olan, ama ilerlediği çizgi olarak aslında bildiğimiz anlamda bir virtüöz olan David Garrett, dün akşam İstanbul’daki ilk konserini verdi.

Müthiş yeteneği ile çaldığı parçaları kusursuzca yorumlayan David, aynı zamanda tüm sempatikliği ve yakışıklığı ile kendini izletmesini bilen bir yorumcu. Daha 13 yaşında klasik müziğin en prestijli plak şirketi Deutsche Grammophon’la imzaladığı anlaşmadan, 14 yaşında çıkardığı Paganini’nin Kapriçyolarından oluşan albüme, Guinness Rekorlar Kitabı’nın “en hızlı kemanisti” olmasından giyim ve saç tarzına kadar müzik camiasının dikkatini çeken bir isim.

Üniversite yıllarımda, internet sayesinde tesadüfen tanıdığım, o zamandan beri de büyük ilgi ile takip ettiğim Garrett’i yıllardır İstanbul’da vereceği konser için bekler halde idim. Sadece ben değil, özellikle son yıllarda ülkemizde de hayran kitlesi artmış, sabırsızlıkla David’i bekler hale gelmiştik. Sonunda, uzun yıllar beklememizin ardından, Yapı Kredi ana sponsorluğunda IEG Live ve Piu Müzik’in düzenlediği “Good Music In Town” konserleri kapsamında David’i İstanbul’da dinleme fırsatı bulacaktık.

David Garrett-kulturelmasi

David Garrett ve piyanist Julien Quentin, geçtiğimiz seneden beri devam ettikleri Brahms Tour kapsamında, turun son durağı olarak İstanbul’da sahneye çıktılar. Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen konser bazı ufak aksaklıklara rağmen oldukça keyifli geçti.

Turun adından da anlaşılacağı üzere konser repertuvarı tamamen Brahms eserlerinden oluşuyordu. Konser demek bu nokta da çokta doğru değil sanırım. Zira tam bir resitaldi izlediğimiz. Brahms’ın en güzel keman sonatlarından seçmeler ile izlediğimiz Davit Garrett ve Julien Quentin oldukça keyifli dakikalar yaşamamızı sağladılar.

[youtube=https://www.youtube.com/watch?v=ZWQf91x8oMU]

Konserde sırası ile;

ilk bölümde;

Brahms – Sonata for violin and piano no. 2 in A-Major
Brahms – Sonata for violin and piano no. 3 in d-Minor

İkinci bölümde;

Brahms – Sonata for violin and piano no. 1 in G-Major
Brahms – Scherzo from the FAE Sonata in c-Minor parçalarını çaldılar.

David Garrett-kulturelmasiDavid‘i izlerken, özellikle klasik müzik bestelerini yorumlarken izlediğinizde, sanki bir tezat ile karşı karşıya kalmışsınız hissi kaplıyor içinizi. Kot pantolonlu, botları, ensesinde topladığı saçları ile bir klasik müzik icracısı değil de, sanki her an bir rock parçasına geçecekmiş havası uyandırıyor. Çoğunlukla crossover konseri ile bilinen viztüözün aslında damarlarında tam bir klasik müzik kanı akıyor. Klasik müziğin belirli bir yönüne o kadar ustaca ve fark ettirmeden yaklaşıyor ki, tarihin tozlu sayfalarında canlılığını yitirmiş asırlık klasik müzik eserlerini canlandırarak tekrar önümüze servis ediyor. Bir de buna üstün tekniği eklenince, bir çokları tarafından “elitist müziği” olarak değerlendirilen klasik müzik, hak ettiği asıl değerine kavuşuyor. Kendisine “Klasik müzik neden bu kadar önemli?” diye sorduklarında “Klasik romanlar neden önemliyse ondan.” gibi basit ve yerinde bir cevap vererek, bu konudaki düşüncesini de en net biçimde ortaya koyuyor zaten. Verdiği röportajlarda “Kendinizi klasik müzikçi olarak mı yoksa cross-over olarak mı tanımlıyorsunuz?” sorusuna da “Kesinlikle klasik müzik. Sonuçta yıllarca klasik müzik eğitimi aldım.” diyerek de bunu destekliyor.

Konser sonunda, konser salonunun bütün katlarından bir anda onlarca hayran sahne önüne doluşu verdi. Bitmeyen alkışlar sonrasında Brahms’dan Hungarian Dance No:5 ve Michael Jackson’ın “Smooth Criminal” yorumunu çalan Garrett, sahneden ayrıldı.

Kot pantolon, botlar, keman, piyano, klasik müzik, alkışlar… Birbirinden bu kadar bağımsız kelimeler onun sayesinde bir araya geldi dün akşam. Bütün karizması ve üstün yeteneği ile harika dakikalar yaşatan David Garrett’i eğer hala dinlemediyseniz, dinleme listenize mutlaka ekleyin derim…