John-Wick-Movie (11)

Yönetmenliğini Chad Stahelski ve David Leitch‘in üstlendiği ajan filmi olan John Wick bu hafta vizyona girdi. Başrolünde Keanu Reeves‘in yer aldığı film, eleştirmenlerden tam not almış, hatta Reeves’in sahalara bomba gibi döndüğü konuşulmuştu. Emekliye ayrılmış bir ajanın, intikam almak için kendi başına verdiği mücadeleyi anlatan filmi birde Keanu Reeves’den dinleyelim mi ne dersiniz? Moviepilot sitesine röportaj veren oyuncu “filmde dayak yemeği öğrendim” dedi.

Uzun bir aradan sonra Kiralık Katil olarak sahalara dönmek nasıldı?

“Eğlenceliydi. Bugüne kadar bir kaç filmde kiralık katili oynadım. Ama hiç birinden John Wick karakterim kadar etkilenmemiştim. Onun duygu yoğunluğunu sevdim. Geçmişte yaşadığı üzüntüleri, arkasında bıraktığı hayatın için de hissettim kendimi. Filmde rol alırken hep onun hayatını sorguladım. John, çok güçlü, ama biraz kırılgan, biraz da duygusal. Kişilik olarak birbirimize çok benzemiyoruz evet, ama duygusal olarak onun hissettikleri ile benimkiler hemen hemen aynı. Böyle bir karaktere hayat verdiğim için çok mutluyum ve memnunum.. Sanırım seyircide memnun.

John Wick’in görünüşü hakkında konuşalım. Her zaman takım elbiseli ? Oldukça cool değil mi?

Kesinlikle.. Yönetim ve kostüm tasarımcısı ile, üretim öncesi ve yaratıcı sürecin büyük bir parçası sonucunda çıkan durumdan memnunum. Sürekli aynı sorular. Hadi bu takımı giy bakalım. Nasıl görünüyor? Ve sonra saç, sakal, saç uzunluğu, sakallı ya da sakalsız? sorunları. Nasıl ? bu kıyafet uygun mu? Tüm bu zırhlar, bu karakter, bu dönüşüm ne anlama geliyor? Bütün bunları bir araya getirmek çok eğlenceliydi. Yapımcılar, John’u izleyiciye düzgün bir şekilde iletmek için çok uğraştılar ve ortaya güzel bir sonuç çıktı. Gravatından tutunda, takım elbisesine kadar tüm taşlar yerine oturmuştu. Aslında amaç, John’un ayna da kendi yansımasına baktığı zaman bir suskunluğa bürünmesiydi. Bir belirsizlik yaratmaktı. Tam istediğimiz gibiydi.

John’u diğer aksiyon filmlerinden ayrı kılan ne?

Ben baskın biriyim. Gösterili, eylemli filmlerin aksine, dramatik ve duygusal heyecanı seviyorum. Karakteri hikayenin ve zamanın içinde yaşamayı, Dünya’nın içine koymayı seviyorum. Bu zamana kadar çok iyi yönetmenler ve isimlerle çalıştım ki, çok şansılıyım. Speed, Point Break ve Matrix benim unutulmaz heyecanlarım. John Wick, biraz farklı. Yakın çekimler, geniş ya da gergin kamera haraketleri ile değişik bir still yaratıldı. Bu çok hoşuma gitti. Filmin içinde fazlaca artistik dokunuşlar mevcut. Birde John’un köpeği ile kurduğu bağ var. Sanırım diğer aksiyonların içinde çok fazla işlenmemiştir. Bütün mevzu buradan çıkmıyor mu zaten. John Wick’i kızdırmayacaktınız. Sonuç olarak bu proje tahminimden çok daha başarılı oldu.

Dublör kullanımı hakkında ne düşünüyosun? Seni zorladı mı?

Yapımcılar dublörlü sahneleri için planlar yapmışlardı. Ama ben Matrix üçlemesinde kullandığım dublörlerim ile çalışmak istediğimi belirttim. Onları, dövüş sahnelerinde, birazda silahlı sahnelerde kullandıkEn çokta Adrianne Palicki ile verdiğim mücadelede zorlandım. Bu film için aldığım eğitimlere inanamazsınız. Sırf dövüş sahneleri için 2 ay karegrofi eğitimi aldım. Nerede, nasıl durulur? Oluşturulan meydan her defasında çok hoşuma gidiyordu. Filmin içinde resmen dayak yemeyi öğrendim. Bayağı bir hırpalandım. Mesela, kendi evimde şok denen bir duş vardı. Zorlu geçen set sonralarında, koşarak o duşa giriyordum. Hızlıca kendime geliyordum. Yemek yedikten sonra da hop, 37 derece sıcak küvete. Böylece ertesi günün dövüş sahneleri için hazır oluyordum.

Filmde ki performansını nasıl buldun? Bu seni memnun etti mi?

Buna ben karar veremem. Tamamen seyirciye kalmış. Ama kritik bir iş yaptığımın farkında olarak bu projeye dahil oldum. Canlandırdığım karakter zordu. Her zaman filmlerinde aynı şeyi düşünürüm. Umarım seyiriciyi memnun edebilmişizdir. Benim memnun olmam çok fazla birşey ifade etmiyor. İlk gösterim galamızda bir çifte denk gelmiştim. Onların gözlerinde ki heyecanı hissetmiştim. Çok etkilenmişe benziyorlardı. Bu benim için çok önemliydi. Bu bir takım işiydi. Ortaya güzel birşey çıktı. Hepimiz durumdan çok memnunuz. Seçimler güzeldi, editöryel karalar iyiydi.. Yani kısaca ekip şahaneydi.