Klasik müzik dinlesin dinlemesin hemen herkes bilir “Dört Mevsim Konçertosu”nu. Hatta biraz zorlasak melodisini bile mırıldayabilirsiniz. Bestecisi Vivaldi’nin adını da duymayan pek azdır herhalde.

Peki kimdir bu Vivaldi? Nasıl bu kadar büyük bir bestecidir ki, 1725 yılında bestelenmiş bir müziği hala hatırlarız ve doyamadan tekrar tekrar dinleriz.

Antonio Vivaldi, Giovanni Vivaldi ve Camilla Calicchio’nun ilk çocuğu olarak 1678’te Venedik’te dünyaya geldi.  İtalyan Barok klasik müzik bestecisi, virtüöz kemancı ve rahip olan Vivaldi’nin babası St. Mark kilisesinin orkestrasında çalan usta bir kemancıydı. Vivaldi, ilk müzik eğitimini babasından almaya başladı.

Bir papaz eğitimi alan Antonio Vivaldi 1703 yılında resmen papazlık görevine atandı. Bundan sonra da lakabı “Kızıl Papaz” olarak kaldı. Aynı yıl, Ospedale della Pietà adındaki bir kızlar yetimhanede keman öğretmeni oldu.  Buradaki görevi yetim ya da sakat kızlara keman çalmayı öğretmek ve onlara konserlerde seslendirmeleri için her ay iki konçerto yazmaktı. 1709 yılında bu görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Bu dönemde Vivaldi besteci olarak dikkat çekmeye başladı. Op.1 sonat seti 1705 yılında yayımlandı.

1709’da Op.2 keman sonatını Danimarka Kralı IV. Frederik’e ithaf eden Vivaldi, bu sıralarda konçerto yazmaya başlamıştır. Hollandalı yayıncı Estienne Roger, Vivaldi’nin 12 konçertodan oluşan L’estro Harmonico adlı eserini yayımladı. Bu dönemin en etkili müziksel yayını oldu. Almanya dışına hiç çıkmayan Bach’in müziğinin İtalyan yanının oluşmasında da önemli bir yeri vardır. 1714’te Vivaldi’nin konçertolarını duyan Quantz, Albinoni ile birlikte Vivaldi’ye konçertoda reform yapmaları için ödenek bağlamıştır.

1723 ile 1724’te Roma’daki karnaval mevsimi için üç opera yazdı. Yine 1723’te Vivaldi, Pieta’nın yöneticileriyle ayda iki konçerto besteleme konusunda anlaştı. 1725’te yazdığı eseri Op. 8, Il cimento dell’armonico e dell’inventione ile ünü daha da yayıldı. Bu yıllarda opera sanatçısı Anna Giraud ile ilişkisi başladı. 1737’de görevde yaptığı Ferrara’nın yöneticileriyle Vivaldi arasında sergilenecek operaların seçimi konusunda çıkan anlaşmazlık Vivaldi’nin işinden olmasına yol açtı. Bu olayın ardından Vivaldi, Amsterdam’a yerleşti. 1741’de Graz’da Anna’yı dinlemek için Avusturya’ya yaptığı yolculuğu sırasında Viyana’da konakladığı bir dulun evinde öldü. Hemen aynı gün kimsesizler mezarlığına gömüldü.

Vivaldi’nin 500’den fazla konçertosu vardır. Farklı enstrümanlardan yararlanmayı çok seviyordu. Hiç kimse viyolonselden solo enstrüman olarak onun yararlandığı kadar yararlanmamıştır. Fransız Barok müziğinde nefesli çalgılar ağırlıktayken, onun müziğinde yaylı çalgılar önem kazanır. 230 keman konçertosunun yanında, flüt, obua, çello, viyola, mandolin konçertoları vardır. Klasik müzikle ilgisi olmayanların bile bildiği Dört Mevsim Konçertosu en sevilen eseridir. Kendisinin 94 tane opera yazdığını söylemesine karşın, bunların ancak 50’si günümüze ulaşabilmiştir. Bitmek tükenmek bilmeyen bir müzik dehası olan Vivaldi’nin hırslı ve güçlü kişiliği, müziğine de yansımıştır.

Vivaldi hayalinde canlandırdığı resimleri müzik haline getirmiştir. Eserlerinde, hayallerine verdiği başrolü açıklayıcı sonelerle destekler. En ünlü eseri sayılan Op.8 içerisindeki “Dört Mevsim” konçertosunda mevsimler kendi özellikleri ile anlatılmıştır. Vivaldi’nin bu eseri uzun yıllar sonra Beethoven‘a da ilham kaynağı olmuş ve “Pastoral Senfoni” bu şekilde ortaya çıkmıştır.

Eserlerinden bazıları:

“Dört Mevsim” konçertosu

Çello Konçertoları:

La Follia

“La Stravaganza”

https://www.youtube.com/watch?v=Tqbv9cPyBfs

Violin Concerto in A Minor

Concerto for Two Violins in A Minor

 La Fida Ninfa (Opera)

https://www.youtube.com/watch?v=67tIj8n80Ck

Violin Concerto in B minor