Tim Burton imzalı “Bayan Peregrine’nin Tuhaf Çocukları” her ne kadar oldu bittiye getirilse de izlemesi keyifli bir seyir olarak karşımıza çıkıyor.

Ransom Riggs‘in aynı isimli kitabın birincisinden çevirilen filmde, ana karakterimiz Jacob küçüklüğünden beri büyükbabası Portman’ın anlattığı tuhaf, gizemli bir adadaki terk edilmiş bir yetimhanede yaşayan ve tuhaf yetenekleri olan çocukların hikayelerle büyümüş birisi. Görünmez Çocuk Millard, Uçabilen Kız Olive ya da ellerinden alevler çıkaran kız Emma gibi tuhaf yetenekleri olan çocukların olduğu bu tuhaf hikayeler her ne kadar Jacob’a küçükken ilgi çekici ve gerçekmiş gibi gelse de, zaman ilerledikçe Jacob bu hikayelere olan ilgilisini ve inancını kaybediyor. Büyükbabasının ona gösterdiği fotoğraf albümünde yer alan resimlerdeki bu çocukların uydurmaca birer hikaye olduğunu düşünmeye başlıyor. Ergenlik yaşlarında kimliğini arayan, depresif ve post travmatik stres bozukluğu yaşayan Jacob, dedesini yaşadığı bir olay sonucunda kaybediyor. Çok sevdiği büyükbabası, Jake’i terk ettiğinde onu başka zaman ve dünyalara götürecek bir ipucu bırakıyor. Bu ipucu onu sihirli bir diyar olan Bayan Peregrine’nin evi olarak da bilinen tuhaf yere yönlendiriyor. Ancak gizem ve tehlike, orada yaşayanları tanıdıkça, onların özel güçlerini ve düşmanlarını öğrendikçe derinleşiyor. Sonunda Jake aslında kendi “tuhaflığının” yeni arkadaşlarını kurtarabileceğini keşfediyor.

thumbnail_24150

Filmde Bayan Peregrine’yi Eva Green canlandırıyor. Green, karakteri için şöyle diyor; “Benim karakterim zorlu bir Mary Poppins gibi aslında… Çünkü çevresindeki çocuklar düzgün hareket etsin istiyor. O bir anne figürü. Çocuklarına bayılıyor, ama tuhaf çocukları kendi dünyalarından çıksa gariplikleriyle dikkat çekerler: Oysa yaşadıkları o gözlerden uzak adada güzel görünüyorlar.” Tuhaf çocukları canlandıran oyuncu kadrosu ise şöyle; Jacob (Asa Butterfield), Abe (Terence Stamp), Emma (Ella Purnell), Enoch (Finlay MacMillan), Olive (Lauren McCrostie), Horace (Hayden Keeler-Stone), Fiona (Georgia Pemberton), Claire (Raffiella Chapman) ve Hugh (Milo Parker).

peregrins-gallery10-gallery-image

Lewis Caroll’ın “Alice’s Adventures In Wonderland”ini anımsatan filmde benzer bir nokta hakim. Küçüklüğünden kalma hikayelerin hayallerden ibaret olmadığını öğrenen Jacob, Alice gibi bir tavşan deliğinden geçip gerçek dünyadan kopuk fantastik bir evrene adım atıyor. Yönetmen de yine aynı. Fantastik dünyayı en iyi şekilde harmanlayan ve çeken isim Tim Burton. Burton daha önce bu filme benzer Alice in Wonderland, Charlie and the Chocolate Factory ve Alice Through the Looking Glass (yapımcı olarak görev aldı) gibi filmlere imzasını attığından Miss Peregrine’s Home for Peculiar Children’ı da sanırım yine ondan başkası çekemezmiş. Öyle ki hikaye tam da Burton’ın kılıfına ve fantastik dünyasına hitap ediyor. Ancak yönetmenin uzun süredir çektiği filmlerinde bulunan bazı sıkıntıları burada da mevcut. Mesela, Burton yine karakterlerin belli anlamlar taşıdığı, döngünün ve zamanın gerçek dünya ile mantıklı bir ilişki olduğu hikayeyi iki saate sığdırmaya çalışmanın zorluğunu yaşıyor. Hikaye çok oldu bittiye geliyor. Görsellik ve karanlık atmosfer açısından film izleyiciyi her ne kadar tatmin etsede karakterlerin derinliği açısından aynı etkiyi yaratamıyor maalesef. Ayrıca bazı küçük detaylarda filmde işlenmeyince kitap ile film arasında ki paralellik kitabı okuyan ve filmide görmeye giden izleyiciyi eksik hissettiriyor. Filmin artılarıda yok değil. Eva Green’in mükemmel oyunculuğu ki kendisi bence Helena Bonham Carter’ın yerini doldurmaya aday, Hollywood’a kazandırılacak olan yeni genç nesil oyuncular bakınız  Jacob (Asa Butterfield) ve EmmaElla Purnell), karanlık ve korkutucu fantastik dünya, filmin güzel donatılmış sahneleri ki en iyileri şüphesiz ki gemi ve Emma’nın sincabı koymak için uçtuğu sahnelerdi ve kötü karaktere hayat veren izlemesi keyifli Samuel L Jackson‘ın değişimi… 

Miss Peregrine’s Home for Peculiar Children, Tim Burton’ın elbette ki en iyi filmi değil. Ama sizde benim gibi bir Burton hayranıysanız filmi izleyebilir ve Burton’ın fantastik dünyasına dalabilirsiniz. Eğer birazda olsun hayatın sıradanlığından kaçmak, hafif gülümsemek, kendinizi biraz iyi hissetmek ve azıcık da hayal alemine dalmak isterseniz filme gidiniz 😉 Film, 30 Eylül’de vizyona girecek.

Bu arada ilk üç kitap Türkçe çeviri olarak raflardaki yerini almış durumda. Yani filmden önce kitapları okumak isterseniz aşağıdaki sıralamaya göre alabilir, bu tuhaf çocukların hayatlarına konuk olabilir ve kitabın içinde yer alan şahane fotoğraflara göz atabilirsiniz…

missperegrineshomeforpeculiarchildren