Uzun bir aranın ardından Darren Aronofsky, hem yazdığı hem de yönettiği yeni filmi Mother! ile sahalara geri döndü. İlk gösterimi Venedik Film Festivali‘nde gerçekleşen, annelik, Katoliklik ve insanla ilgili pek çok dokunaklı konuya yer veren gerilim filmi, kimilerince yuhalandı kimilerince oldukça beğenildi ve deyim yerindeyse eleştirmenleri ikiye böldü. Ama total kaynaklara bakıldığında filmin beğeni oranı daha yüksek çıktı. Jennifer Lawrance ve Javier Bardem‘in oyunculuklarına büyük övgüler yağdı ve hatta Lawrence’ın Oscar’a aday olacağı kulislerde konuşulmaya başlandı bile.

Mother! filminin yayınlanan fragmanları, oyuncuları, şahane posterleri ve klipleride buna işaretti. Her ne kadar birkaç eleştirmen açısından “kötü” olarak lanse edilse de eleştirmenlerden tam not aldı. En merak edilen de Rotten Tomatoes sitesinin filmde verdiği puan idi. Sitenin filmi değerlendirmesi %79 oldu. Aslında bu oldukça iyi bir puan. Çünkü 2006 yılında The Fountain filmi vizyona girdiği zaman siteden %51 puan almıştı. 

Birçok eleştirmenin kritiğini yaptığı film için bakalım kim ne demiş?

The Hollywood Reporter Todd McCarthy, “Dikkatinizi çeken ve sonunda yükselen Rosemary’s Baby filmine benzer samimi bir korku masalına benziyor Mother!. Sinematografi olarak oldukça doyurucu. Prodüksiyon olarak da başarılı. Sanatsal bir yapım.”

The Daily Beast Marlow Stern, “Aronofsky, Natalie Portman‘ın Black Swan‘daki takıntılı balerinleri ya da Jennifer Connelly‘nin Requiem for a Dream için olsun, enfes kadın cisimlerini cehennemin derinliklerine götürmesiyle uzun süredir sadist bir keyif yakalamışa benziyor. Ancak Lawrence’ın bu filme getirilen işkencesi tamamen başka bir şey. Hastalıkla görkemli bir karmaşa gibi. Sanatsal anlamda da oldukça yaratıcı bir film”.

Ben Croll Indiewire, “Mother!, yavaş bir alev olarak başlıyor ve öfkeli bir ateş olarak yakıyor. Darren Aronofsky’nin hem dini hem de çağdaş siyasi imgelerden kurtulması, çok sayıda alegorik okumaya neden olurken, aynı zamanda düz başlı bir acele olarak da işlevini yitirmiyor. “Black Swan” filmindeki gibi temalar üzerine dokunuyor ve bence yönetmenin kendi hayatındaki faktörleride Mother! filminde görülüyor.”

Collider Brian Formo, “Darren Aronofsky çok hassas bir film yaptı. Venedik Film Festivali’ndeki filmin ilk gösteriminde izleyicilerden boos’lara karşı alkış için bir rekabet varmış gibi görünüyordu ve tam tersi oldu. Film, sıklıkla bir sanatçının evini, verdikleri sevginin karşılığında yeterince almadıklarını hissettiklerinde sonunda düşmana dönüşen hayranları ziyaret eden bir karnaval şovuna dönüştü. Aronofsky’nin dünyasına inşa ettiği iki yarısı var filmde. Sanat üretilmeden önce ve dünyaya çıktıktan sonra. İlk bölüm, Ingmar Bergman gibi, daha basit bir hayal kurgusu ve korkutucu bir huzursuzluk dünyasıyla boğucu bir oda oyunu. İkinci bölüm tamamen korkunç insan davranışlarının karnaval yolculuğu olan kaosa dönüşümü. Mother! filmi düşünüldüğü kadar büyüleyici değil. Ancak, kamera işi ve ses çalışmaları tek başına oldukça başarılı. Benim için önemli olan seyircinin tepkisiydi. Gülen, kahkaha atan ama aynı zamanda küfür eden ve yuhlayanlarda vardı.”

Screen International Fionnuala Halligan, “Aronofsky bütün olaylara bir kadın gözünden bakıyor. Ancak bu yinede filmi kurtarmaya yetmiyor. Aronofsky sanki filmde sevgilisi Lawrence’ı oynatarak ödül sezonuna hazırlıyormuş gibi bir hava yaratmış filmde. Kısmen korku olarak değil aynı zamanda kötü bir alegori olan film, resmi açıdan provokatif, tematik olarak ısrarlı olduğu gibi, dehşet verici ve dini tonlamalarla kaplanmış.”

Empireonline Dan Jolin, “Darren Aronofsky’nin Mother!’ı yutmak için kolay bir film değil. Ama, cehennem çiğnemek için çok şey verir değil mi? Bu bir dehşet mi? Elbette, kısmen. Sürrealist mi? Evet, o da. Siyah bir komedi mi? Bazen. Görsel bir metafizik şiir mi? Oh, hadi o zaman. Zor bir film ve bazı yönleriyle rahatsız edebilecek bir film. Ancak, eliptik, rüya gibi bir mantıkla görsel şiir zevki verir; kesinlikle kıvrımlı bir izlenim bırakır ve izlemeye değer.”

Variety, “Daha çok, göz kamaştırıcı derecede ustalık gerektiren bir sanal gerçeklik makinesi, ancak sizden bir yükselme elde etmek için tasarlanmış bir makineye benziyor. Bu, kendisinden başka bir şey hakkında barok bir kabustur.”

Jessica Kiang The Playlist, “Başka herhangi bir aktrisin elinde rolü fazla sinir bozucu bir şekilde pasif ve eğlenceli olabilir, ancak Lawrence tamamen o kadar sıra dışı bir şey haline dönüştüğünü taahhüt eder: Büyük Bir Adamın eşin karısının bir portresi kupanın görünümü ve sevdiğiniz kişiden çok daha genç ve daha sosyal açıdan kendinden emin olma korkusuyla derinlemesine sempatik bir birinci kişi hesabı.

Travis Johnson FILMINK, “Evet, Aronofsky, gerçek hayatta olan kız arkadaşı Lawrence’ı, Tanrı’nın karısı olarak kullandı. Bu inanılmaz derecede ilginç ve kibirli bir tavır. Bardem’in tanrı figürünü Aronofsky’nin kendisi için bir duruş olarak değerlendiren kısa bir sıçrama, yaratılış hareketine takıntılı, umutsuzca dalkavuğa ve uyandırmaya duyarlı ve kocalık görevlerinden biraz küçümseyen bir şey daha. Nasıl olmazdı?”

Robbie Collin The Telegraph, “Hasta bir şaka, acil bir uyarı ve uçurumun içinde kükreme, Mother! ünlem işaretini üç kez ve daha fazla kazanır.”

Stephanie Zacharek Time, “Başlıkta ünlem işareti var mı acaba? Aronofsky ne zaman ayrılacağını bilmiyor.”

Peki filmin konusu ne? Sakin ve sıradan bir hayat süren bir çift çevresinde gelişiyor. Bu herkesin yan komşusu olabilecek olan sıradan çiftin hayatı evlerine gelen istenmeyen misafirden sonra altüst olur. Çiftin ilişkisini sınayacak olan bu misafir evin tüm huzurunu bozacaktır. Misafirin eşinin de aralarına katılmasıyla birlikte işler beklenmeyen bir yön alacak ve gizlenen amaçların ne olduğu sorgulanmaya başlanacaktır.

Mother! ülkemizde 29 Eylül‘de vizyona girecek.