”İnsanın gücüne inanıyorum, sözün gücüne de bundan dolayı inanıyorum. Edebiyatımı bu gücün üstüne kurmaya çalıştım. Söz insanın kendisidir. İsterdim ki benim de yaptığım edebiyat bir sevinç, insanlığa bir aydınlık türküsü olsun. En acıda, işkencede bile ben insanın yaşama sonsuz bağlılığını, minnettarlığını gördüm. Söz adamı olmamdan mutluluk duydum.” 

Türk edebiyatının çınarı Yaşar Kemal‘i kaybedeli bir yıl oldu. Yaşamı boyunca eserlerinde Türkçe’yi büyük bir ustalıkla kullandı. Senaryolar, romanlar, öyküler yazdı. Birçok ödül aldı. Nobel’e aday gösterilen ilk yazarımız oldu. 28 Şubat 2015’te aramızdan ayrılan Yaşar Kemal eserleriyle daima yaşayacaktır.

yasar-kemal-7

”İnsan evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar.”

1923 yılında Çukurova topraklarında  dünyaya geldi. Daha ortaokul çağındayken halk edebiyatına ilgi duydu ve folklor derlemeleri yaptı. Ortaokul son sınıftayken okulu bıraktı ve ırgatlık, arzuhalcilik, öğretmenlik gibi birçok işte çalıştı. 1950’li yıllarda İstanbul’a yerleşti ve önemli eserlerini bu dönemde vermeye başladı.

İlk romanı İnce Memed‘i bu dönemde yayımladı. Orta Direk, Yer Demir Gök BakırÖlmez Otu üçlemesinde pamuk toplamak için Çukurova’ya giden köylülerin yaşam mücadelesini anlatır. Ağrı Dağı Efsanesi‘nde Ahmet ve Gülbahar arasındaki aşkı epik bir dille anlatır. Sarı Sıcak, Teneke, Demirciler Çarşısı Cinayeti, Kuşlar da Gitti onun eserlerinden birkaçıdır.  Eserleri 40 civarında dile çevrildi. Eserlerinde Anadolu insanının ürünleri olan destanları, masalları, efsaneleri kullandı. Doğayla insanı iç içe anlattı. Hayatı yoksullukla geçmiş, bu yüzden daima mağdur olanın yanında olmuştur. İnsanları ayırt etmeksizin sevmiş ve anlatmıştır.

“ki sen doğadansın
çiçekçedir anadilin” 

CUMHURBASKANLIGI KULTUR VE SANAT BUYUK ODULLERI SAHIPLERINI BULDU. EDEBIYAT DALINDA YASAR KEMAL ODUL ALDI. (ANADOLU AJANSI - RIZA OZEL) (20081204)

Yaşar Kemal’in 32 yıllık bir sürede yazdığı dört kitap şeklinde basılan İnce Memed, Türk Edebiyatı’nın baş yapıtıdır. İnce Memed, sadece roman değil, destan romandır. Eserde Çukurova köylüsünün ağalığa karşı mücadelesini anlatır. Köy hayatının sefaleti ve ağaların tüm yöreye hâkim olması üzerine gelişen bir isyan öyküsüdür. Kİtabın konusu kısaca şöyledir:

 Değirmenoluk köyünün insanları köylerinin dışına çıkmazlar.  Abdi Ağa  kanun ve töreleri koyar ve uygular. Dışarıdan köye kimse gelemez ve karışamaz. Köyün çocuklarından İnce Memed, günlerdir Abdi Ağa’nın tarlasını sürmektedir, ancak Abdi Ağa sürekli annesini ve kendisini dövmektedir. Memed artık dayanamayacağını anlar. Aradan birkaç sene geçtikten sonra Memed, arkadaşı Mustafa ile birlikte ilk defa kasabaya gider.Kasabadaki yaşam Memed’i çok etkiler. Ağaların olmadığı, herkesin hür olduğu bu hayat Memed’i cezbeder. Memed, sevgilisi Hatçe’nin Abdi Ağa’nın yeğeni ile evlendiriliceğini öğrenince, Hatçe’yi kaçırır fakat Abdi Ağa’nın adamları tarafından Hatçe yakalanır. Memed ise kasabada Hatçe’yi bulur ve bir yolunu bulup onu kaçırmayı başarır. Köylüleri de Abdi Ağa’ya karşı gelmeleri konusunda yüreklendirir. O kış köylüler Abdi Ağa’ya hasatlarından bir buğday tanesi bile vermezler.İnce Memed, zulme karşı duran onurlu insanların öyküsüdür.

”Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor,ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi… Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. Ben etle kemik nasıl birbirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum.”

İnsan ruhunun derinliklerini kavrayışı, anlatımının şiirselliğiyle yalnızca Türk romanının değil dünya edebiyatının da önde gelen isimlerinden biri olan gerçek adıyla Kemal Sadık Gökçeli‘yi, Yaşar Kemal‘i ölümünün birinci yıl dönümünde saygıyla anıyoruz.

” O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. ”