1792 SARKISIIRson.inddBu ayki OT dergisinin arka kapağında Yaşar Kemal’den bir alıntı yer alıyor…

 “Sartre’ın bu düşüncesine öylesine sarıldım ki… Bunca yıl kalem salladığıma utandım. Sartre haklıydı. Bu kadar acı çeken, aç yoksul insanlara sanat neylerdi ki… Ne faydası olurdu ki… Hele benim gibi eylemden gelmiş bir adam kendini, vaktini nasıl böyle işe yaramaz bir şeye verirdi? Gerçekten uzun bir süre bocaladım. Fakat eylemler, oluşmalar beni kendime getirdi: Az gelişmiş bir ülkede de sanatın gerekliliğini anladım ve rahatladım. Roman, Fransa’ya ne kadar gerekse bize de öylesine gerek.”

Yaşar Kemal yazdıkları, söyledikleri gibi gidişiyle de bize birçok şeyi düşünürdü. Kendisinin de dile getirdiği gibi bu ülke bu topraklar daha çok sanata daha çok romana öyküye, müziğe ihtiyacı var.  Bu sözü bana ayrıca çok severek okuduğum  ve okurken  müziğe, şiire ne kadar ihtiyacımız olduğunu düşündüren bir  kitabı hatırlattı ve sizinle paylaşmak istedim.

Üniversite yıllarına dair hepimizin zevkle katıldığı mutlaka bir iki ders vardır. Benim için de bu derslerden biri Hilmi Tezgör’den aldığım “20.yy Popüler Müziğinin Edebiyat ile İlişkisi” olmuştu. Edebiyata ve müziğe olan merakım nedeniyle bu derse katılmak benim için oldukça zevkliydi. Aradan yıllar geçtikten sonra bir gün kitap raflarında Hilmi Tezgör imzalı “Şarkıdaki Şiir” kitabını görmek beni  inanılmaz mutlu etti çünkü  kitabın ön sözünü kaleme alan Halil Turhanlı’nın da dediği gibi “Hayat uzun bir zaman önce şiirselliğini yitirdi ve bizim şimdilerde yokluğunu en çok hissettiğimiz de bu. Şiirsel bir hayat…” özlediğimiz hayatı bu kitabın sayfalarında buldum.

İletişim yayınlarından çıkan “Şarkıdaki Şiir” müziği hayatını bir parçası yapmış müzik tutkunlarına sesleniyor. Edebiyatı ve müziği kendine yol arkadaşı yapmış okura, müzik ve edebiyat arasındaki kan bağını çeşitli örnek vererek anlatıyor. Bu örnekleri de dönemin politik ve kültürel etkileri üzerinde durarak temellendiriyor.

Anımıza anlam katan veya geçmişteki bir anımızı bize hatırlatan şarkılarla yaşadığımızı hissediyoruz. Tezgör’de “Şarkıdaki Şiir”de günlük hayatın akışında yitirdiğimiz bu hissi şarkılarla bize hatırlatıyor. Yıllardır dinlediğimiz hayatımızın soundtracki olmuş şarkıları bir de onun teziyle dinlememizi sağlıyor.

Tezgör, edebiyat ve müziğin arasındaki bağı anlatırken müzik ve müzisyenlerle ilgili bilgileri de okuruyla paylaşıyor. Örneğin; Bob Dylan’ın büyükannesinin Karslı olması gibi…

“Şarkıdaki Şiir” muzik ve edebiyatın efsanevi dünyasına yeni bir yolculuk için sizleri bekliyor.

Şarkıdaki Şiir – Hilmi Tezgör

İletişim Yayınları – Eylül 2012 – 172 sayfa