the-dreamers-2003-05-g

The Dreamers, 2003 yapımı bir Bernardo Bertolucci filmidir. Bernardo Bertolucci’nin son dönem şaheseri olarak adlandırabileceğimiz film aynı zamanda sinema dünyasına Eva Green gibi yetenekli bir kadın sanatçıyı da kazandırmıştır. 1968 yılının Paris’inde ünlü öğrenci ayaklanmalarının gölgesinde 3 tane sinema aşığı gencin hayatı ve cinselliklerini keşfetmelerine tanık oluruz. İtalyan bir yönetmen olan Bertolucci sinemanın dilinin her zaman Fransızca olduğunu savunmuş ve filmlerini hep Fransa’da çekmiştir.

The DreamersMicheal Pitt’in canlandırdığı Matthew, Paris’e 1 yıl boyunca okumaya gelmiş Amerika’lı bir üniversite öğrencisidir. Amerika’nın Vietnam’a savaş açtığı döneme denk gelen yıl olduğu için, Matthew’ın Paris’e gelmekteki bir diğer amacı da savaşta katılmak istememesidir. Bir sinema tutkunu olan Matthew tüm boş vakitlerinde Paris’in en ünlü sinema salonu Sinematek’e gitmektedir. Eva Green’in oynadığı Isabelle ve Louis Garrel’in oynadığı Theo ile ilk orada karşılaşır, onlarda Matthew gibi sinemaya aşıktırlar. İkiz kardeşlerin Matthew’u evlerine yemeğe davet etmelerinin ardından, gençler iyice yakınlaşır. Kardeşlerin ailesinin tatile gitmesinin ardından Matthew, ikizlerin Paris’teki apartman dairesinde kalmaya başlar. Mitchell ilk zamanlar kardeşlerin yakınlıklarında ve aralarında ki cinselliğin sınırının çok ince olmasından hoşlanmaz. Fakat İsabell’i sevmektedir ve Theo ile onu ayıramayacağını anladığında, kardeşlere ayak uydurmaya başlar. Bu süre içinde çocuklar, filmlerden ünlü sahneleri canlandırmış ve canlandırılan sahnenin adını bilmeyene cinsel cezalar vermiştirler. Filmde, A Bout De Souffle, Bande A Part gibi bir çok klasik filme tribute göndermeler yer alır.  Haftalarca evden çıkmayan ve olaylı Paris sokaklarına adam atmayan gençler, evin özgürleştirici korumasında politika hakkında, ünlü müzisyenler ve yönetmenler hakkında uzun tartışmalar girerler. Theo özellikle Amerika’nın Vietnam politikasında hoşlanmamakta bu konuda Mitchell’in üstüne gitmekte, anladığımız kadarı ile komünizmi desteklemektedir. Mitchell ile girdikleri bir tartışmada; Mitchell aslında Theeo’nun pahalı şaraplar içen küçük bir burjuva olduğunu söylemesi ile ikili arasında ki iplerde kopar. Bertolucci, film boyunca çocukların ruhsal değişimlerini filmin kurgusu içinde ince ince işler; bir taraftan da döneminin siyasi olayları başlıklar halinde filmin içinden geçerler. La Cinematheque Française kütüphanesinin kapatılması filmin dönüm noktalarından biri olmuştur. Bolca kullanılan erotik ve zaman zaman pornografiye kaçan sahneler yönetmen tarafından bilinçli şekilde kör göze parmak sokar şeklinde kullanılmış, Michael’ın filmde ki son repliğinde, yönetmen amacını açık etmiştir.

the-dreamers

Türkiye’de Düşler, Tutkular ve ve Suçlar adıyla yayınlan The Dreamers, 68 kuşağının özgürleştirici ruhunu içeren ve seyirciye hissettiren bir film. Aynı zamanda yönetmenin kendini de keşfe çıktığı bir film olduğundan The Dreamers yönetmenin sinematografisinde bambaşka bir yerde duruyor. Ön planda gençlerin dinmek bilmeyen tutkuları, saplantıları ve çözümsüzlükleri anlatılırken, arka planda 68 yılının siyasi olayları bir fon olarak kullanılmaktadır. Yönetmeninde belirttiği gibi filmin siyasi bir film olmamasından dolayı, olaylar derinlemesine incelenmemiş sadece gençler üzerine olan etkileri gösterilmiştir. Finali ile vurucu, kurgusu ve içerdiği lirik sahnelerle izlemesi çok zevkli olan bu film kesinlikle kaçırmayın.