cdn.indiewire

Hollywood, son beş yıl içinde büyüleyici bir şekilde iyi yapımlara imza atıyor. Festivaller ile birlikte gelen filmler neredeyse tüm eleştirmenlerin dikkatini çekiyor. Kimileri ödül alıyor, kimileri festivalin gözdesi oluyor, kimileri de “olumsuz” yorumlara maruz kalıyor.

Toronto’da devam eden film festivali başladığından bu yana Demolition, Truth, Born to Be Blue, The Danish Girl, The Martian ve Trumbo gibi filmleri izleyici ile buluşturdu. Biz bu yazımızda “Trumbo” ile devam edeceğiz ve festivalden gelen izlenimlere şöyle bir göz atacağız.

Bir biyografi filmi olan Trumbo‘da, 1940’larda ününün doruk noktasına ulaşan senaryo yazarı Dalton Trumbo’nun hikayesi anlatılıyor. Bir cadı avına dönüşen o Hollywood döneminin baskıcı siyasi yapısında “Hollywood Onlusu” olarak kara listede tepelerde yer alan Trumbo’nun öyküsü, yönetmen Jay Roach‘ın ellerinde mizah yönünü kaybetmeden anlatılıyor. Soğuk savaş zamanında Amerika’da devam eden komünizm düşmanlığı film sektörüne de yansıyordu. Bu durum büyük sansürlere yol açıyor ve senaristlerin iş üretmesini engelliyordu. Trumbo ile birlikte film sektöründe yer alan pek çok senarist, yaptıkları işlerde ne olursa olsun sansüre boyun eğmeden, ifade özgürlüklerini savunarak mücadele etmeye karar verdiler. Üzerlerindeki Hollywood baskıları her geçen gün daha da artmaya başladı. Hollywood sektörü, devletinde yardımı ile bir karar aldı ve “Baskıya boyun eğmeyen senaristler, Hollywood film yapımlarında komünizm ile bağlantısı olduğu düşünülen kişiler bu sektörde yer almayacaktır.” şeklinde bir yazı çıktı.

Trumbo ise bu kararı ciddiye almadan birçok film için senaryo yazmaya devam etti. Bunların arasında, A Guy Named Joe, Kelebek, Spartaküs, Johnny Got His Gun ve Executive Action gibi fimler yer aldı. Ancak Trumbo, kara listedeydi ve yazdığı filmler hiç yayınlanmadı. Yazmaya her zaman devam edeceğini söyleyen Trumbo, başka bir alternatife gitti ve sahte bir isimle 1953 yılında Roman Holiday filmini yazdı. Senaryoyu başka bir senaristte verdi ve film ile Oscar aldı. Johnny Got His Gun filmini kitaba döktü. 

cdn.indiewire

Filmde Dalton Trumbo‘yu Breaking Bad dizisi ile gönlümüzde taht kuran yetenekli oyuncu Bryan Cranston canlandırıyor. Festivalden gelen yorumlara göre, Cranston bu filmde son derece cesur, zeki ve kıvrak bir performans sergiliyor. Deyim yerindeyse, diziden sonra ününe ün katan yetenekli oyuncu ikinci baharını yaşıyor ve iyi yapımlarda yer alarak Oscar adaylığını garantiliyor. Eleştirmenlerin gözünden kaçmayan Cranston, Variety, İndiewire ve THR sitelerine göre biyografik filmleri seven Akademi’nin elinden “En İyi Erkek” ya da “Yardımcı” ödüllerinden birini alacak.

Genel hatlarıyla film festivalde beğenildi elbet ama bazı yorumculardan kötü eleştirlerde aldı. Mesela; The Guardian sitesi,  filmin tam olarak Trumbo’yu yansıtmadığını savundu. Indiewire sitesi de filme C+ vererek “İyi bir film, ancak bazı eksiklikleri var.” dedi. Gösterim sonrasında filmi izleyenler, Hollywood dünyasındaki o çalkantılı dönemde yer alan bazı sinemacıları ve oyuncuları Dalton Trumbo’dan daha çok sevmişler. Sinemacı Otto Preminger bu örneklerden biri. Helen Mirren, Diane Lane, Louis C.K., John Goodman, Stephen Root, Elle Fanning ve Michael Stuhlbarg gibi isimler filmin diğer oyuncuları arasında yer alıyor.

Dönem ve biyografi filmi olan Trumbo, Toronto Film Festivali’nden alnının akı ile çıkmayı başardı. İyisiyle kötüsüyle hem yönetmen hem de oyuncular yaptığı işten oldukça memnun kaldı. Taradığımız bütün yabancı kaynaklarda C, C+ alan film 6 Kasım’da vizyona girecek.

Kaynak;  İndiewire, The Hollywood Reporter, The Guardian, Variety, Comingsoon